Rastgele-Der Amatör Olta Balıkçıları Derneği

Av Raporları ve Amatör Balıkçı Günlüğü => Av Raporları => Konuyu başlatan: Sinan Işıldak - 09 Mayıs 2017 - Salı, 14:02:08

Başlık: ALA ÇAĞIRMALARI (Alabalık avı ama?)
Gönderen: Sinan Işıldak - 09 Mayıs 2017 - Salı, 14:02:08
ALA ÇAĞIRMALARI (Alabalık avı ama?)

Yola çıktım, canım biraz sıkkın. Keşke yan koltukta otursaydı da didişseydik. Onun da canı sıkılmıştır biliyorum. Merak etmeye bile başlamıştır. Ne de olsa sarp ve zorludur bizim memleket. Şakaya gelmez coğrafyası.

Yol aldıkça, memleketimin muhteşem manzaralarının üstüne atılan koca koca betondan çizikleri gördükçe, canım daha da sıkılıyor. Güzelim eski ahşap köy evlerinin yanında yükselen sıvasız, çirkin, sıvalı da olsa çirkin köy gökdelenleri...

Ahşap evlerdeki fırınlı odun sobalarından dumanlar tütmeyecek. Bu evlerde yaşayan insanlar fırınlı sobalarını yakıp ısınamayacak. Kararmış kafekalar (güğümler) kaynamayacak. Soba fırınları pişirdiği hamsili ekmeklerini, mısır ekmeklerini bizler gibi özleyecekler. Çünkü yakındır gökdelen sakinlerinin tütecek dumanlardan rahatsız olacakları günler, çok yakın. Yazık çok yazık, dağ köylerinde sobasız evler, dumansız bacalar. Vah vah vah...

                                                                    Derelerin kıyılarında değirmenler...

Cin, peri masalları dinlediğimiz değirmenler ne güzel mısır unu kokardı. Taş döndükçe düşen tane tane mısırlar ve un çuvalları gitmiş, çimento çuvalları gelmiş. Değirmenler de, kokusu da kaybolmuş. Değirmenlerin yerini ''modern'' un imalatheneleri almış.

                                                    Değirmenler out, un imalalathaneleri in olmuş. Eyvah eyvah...

Kısaca, ''HES selamun aleyküm'' dediler derelere, değirmenlere. Aleyküm selam demedim.

Küçük küçük şelalelerin döküldüğü göletlere mepsi atıyorum. Ancak yaz başı olduğundan sular coşkulu. Bu yüzden göletlerde şarhoş akıntılar var. Bu sarhoş akıntılar bi kadeh de mepse ikram edince meps de kafayı buluyor aksiyonunu kaybedip sarhoş geliyor. Su neye, ne kadar izin verirse ona göre çalışmalı. Su her zaman avcıya tüyo verir. Suyun kabul etmediği yemi, aksiyonu alabalığa yediremezsin. Gölet dışındaki güçlü akarlarda uzun kamışla, mepsi rahatça kontrol edip avlanmak mümkün ama bu avımda tercih etmiyorum.

Koca dere hep böyle değil ya, elbet uygun göletleri, akarları da var.

Ben biraz nefeslenip dinleneyim. Ne dinlenmesi demeyin, siz buraya kadar yazdıklarımı okurken epey at çek yaptım, yürüdüm, tırmandım.
Kıyılarını sarı sarı çiçeklerin süslediği coşkulu dere, sevgilisi hırçın Karadeniz'le nikah kıyacaktı. Büyükler bu nikaha izin vermediler, zorla betonlarla nikah kıydırdılar. Rızasız, gönülsüz kıyılan nikahlarla.

Karadenizin türküleri kimi zaman kavuşamayanları, hasretleri, dertleri, sorunları anlatır. Kimi zaman da sevinçleri, neşeyi, güzellikleri. Üç telli kemençenin sesinde yankılanır Karadenizin tüm çığlığı; bazen hüzünle, bazen coşkuyla...

Canım çok sıkıldı. Yazımı uzatmadan avımın neticesini yazayım. Üç kırmızı benekli alabalık, üç gökkuşağı tutabildim. Kırmızı beneklinin birisi ''off bu ne güzellik'' dedirtti.

Gelmediğin iyi oldu Yavuz. Korkunç sesine tahammül edemezdim. Kafamı dinlediğim sensiz bu avım bir başka güzeldi. Avlayıp pişirdiğim alabalıkları utanmadan yedin ama. Neyse afiyet olsun.

24-01-2017         SİNAN IŞILDAK


Başlık: Ynt: ALA ÇAĞIRMALARI (Alabalık avı ama?)
Gönderen: Metin Karagöz - 14 Mayıs 2017 - Pazar, 01:57:39
Sinan eline sağlık, gönlüne sağlık;

Bir süredir sessizliğinin sonunda, bekliyordum ki yine coşkulu bir av anısı okuyacağım ama bu sefer böyle olmamış. Bu olmamışlığın nedeni yola çıkarken ki sıkkınlığın mı yoksa yolda gördüklerin mi bilmiyorum ama olmamış işte; senin, alışageldiğimiz av hikayelerine benzemiyor. Bu kadar anlatımdan sonra da bir yerine balık koyup " üç kırmızı, üç gökkuşağı"; yasağı da savdın sonunda, içinde balık geçti ya yazının.

Sıkma canını bu kadar,  adım adım kabulleniyoruz yazdıklarını, ısınmakta olan sudaki kurbağa gibi geleceğimizi fark etmeden. Onlarca yıldır yaşanan aynı şey değil mi, önce makinaları getirip kuruyorlar, çalıştırıyorlar ve ismi sistem oluyor. Sonra o dişlilerin arasına giriyorsun ahşap evin ve odun soban ile, diğer taraftan çıktığında artık köy gökdelenlerini  her şeye rağmen ve her ne bedel ile olursa olsun özleyen ve arzulayan olmuyor musun, artık zul gelmiyor mu ahşap evde yaşamak. Sen bunlara alışıp o tencereden zıplayamayınca da  doğaldır ki selam ile "HES selam" birbirine karışıyor.

Şimdi baktım da Sinan bu yazı olmuş, hem de öyle bir olmuş ki tarihinin 09 Mayıs 2017 olması ile daha bi olmuş; HES leri ile, betonları ile, büyüklüğünü kendi küçüklerine göre tanımlayan, büyüklüğün baskı olduğunu sanıp zorla kıydırılan nikahları ile ve görüp de gözümüzü kapadığımız daha niceleri ile diğerlerinden de güzel olmuş bu yazı, sağolasın.

Başlık: Ynt: ALA ÇAĞIRMALARI (Alabalık avı ama?)
Gönderen: Sinan Işıldak - 14 Mayıs 2017 - Pazar, 19:10:11
Sinan eline sağlık, gönlüne sağlık;

Bir süredir sessizliğinin sonunda, bekliyordum ki yine coşkulu bir av anısı okuyacağım ama bu sefer böyle olmamış. Bu olmamışlığın nedeni yola çıkarken ki sıkkınlığın mı yoksa yolda gördüklerin mi bilmiyorum ama olmamış işte; senin, alışageldiğimiz av hikayelerine benzemiyor. Bu kadar anlatımdan sonra da bir yerine balık koyup " üç kırmızı, üç gökkuşağı"; yasağı da savdın sonunda, içinde balık geçti ya yazının.

Sıkma canını bu kadar,  adım adım kabulleniyoruz yazdıklarını, ısınmakta olan sudaki kurbağa gibi geleceğimizi fark etmeden. Onlarca yıldır yaşanan aynı şey değil mi, önce makinaları getirip kuruyorlar, çalıştırıyorlar ve ismi sistem oluyor. Sonra o dişlilerin arasına giriyorsun ahşap evin ve odun soban ile, diğer taraftan çıktığında artık köy gökdelenlerini  her şeye rağmen ve her ne bedel ile olursa olsun özleyen ve arzulayan olmuyor musun, artık zul gelmiyor mu ahşap evde yaşamak. Sen bunlara alışıp o tencereden zıplayamayınca da  doğaldır ki selam ile "HES selam" birbirine karışıyor.

Şimdi baktım da Sinan bu yazı olmuş, hem de öyle bir olmuş ki tarihinin 09 Mayıs 2017 olması ile daha bi olmuş; HES leri ile, betonları ile, büyüklüğünü kendi küçüklerine göre tanımlayan, büyüklüğün baskı olduğunu sanıp zorla kıydırılan nikahları ile ve görüp de gözümüzü kapadığımız daha niceleri ile diğerlerinden de güzel olmuş bu yazı, sağolasın.



             Metin Abi, çok sağlam yorumların için çok teşekkür ederim. Eline,gönlüne sağlık Abi. Not:09-Mayıs-2017 ???
Başlık: Ynt: ALA ÇAĞIRMALARI (Alabalık avı ama?)
Gönderen: Sinan Işıldak - 15 Mayıs 2017 - Pazartesi, 11:15:36
             Metin Abi, çok sağlam yorumların için çok teşekkür ederim. Eline,gönlüne sağlık Abi. Not:09-Mayıs-2017 ???

             Metin Abi, 09-Mayıs-2017 tarihini anlayamadım. Bu yüzden soru işareti koyacaktım nereye basmışsam soru işareti yerine sarı kafa çıkmış. Bu tarihi anlayamadım.
Başlık: Ynt: ALA ÇAĞIRMALARI (Alabalık avı ama?)
Gönderen: Teoman Sanalan - 17 Mayıs 2017 - Çarşamba, 13:14:00
Uzun zamandır okuduğum en güzel yazı. İnce, duyarlı, dokundurucu. Eline sağlık Usta.
Başlık: Ynt: ALA ÇAĞIRMALARI (Alabalık avı ama?)
Gönderen: Sinan Işıldak - 18 Mayıs 2017 - Perşembe, 02:04:54
Uzun zamandır okuduğum en güzel yazı. İnce, duyarlı, dokundurucu. Eline sağlık Usta.

             Eyvallah,çok sağolasın başkan.
Başlık: Ynt: ALA ÇAĞIRMALARI (Alabalık avı ama?)
Gönderen: Tarık Ersal - 18 Mayıs 2017 - Perşembe, 09:09:17

Sinan ustam, ellerine sağlık.
Olmaz olası değişimi çok güzel vurgulamışsın.  good::
Başlık: Ynt: ALA ÇAĞIRMALARI (Alabalık avı ama?)
Gönderen: Sinan Işıldak - 23 Mayıs 2017 - Salı, 01:16:09
Sinan ustam, ellerine sağlık.
Olmaz olası değişimi çok güzel vurgulamışsın.  good::

Sağolasın, Tarık Abi. Keşke olması gerekenlere şahit olabilseydik ama...