Gönderen Konu: ALA ÇAĞIRMALARI (Hüzünlü Çağrılar)  (Okunma sayısı 2104 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Sinan Işıldak

  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 347
ALA ÇAĞIRMALARI (Hüzünlü Çağrılar)
« : 25 Mayıs 2017 - Perşembe, 19:29:11 »
                                                                       ALA ÇAĞIRMALARI (Hüzünlü Çağrılar)

Bir avcıya söylenebilecek en güzel kelimedir; rastgele.

Avcılığın, ''Besmele'' sidir, ''Amentü'' südür. Avcıya edilen bir ''Dua'' dır. Hem de en kısa dua.
 
Bu kelimeyle birlikte,

''Eskiden ne balıklar vardı bu sularda, ne keklikler vardı bu dağlarda'' cümlesini işitmemiş bir avcı yoktur. Avın ve avcılığın ülkemizdeki içler acısı durumunu bundan daha iyi özetleyebilecek bir cümle işitmedim.

Merak ediyorum, acaba diyorum. Ulan az bi dur, yoksa, ''Eskiden ne balıklar vardı bu sularda, ne keklikler vardı bu dağlarda'' cümlesi, ''Orhun Yazıtları'' nda da yazıyor mu? diye.

Yazmıyorsa; yolu Moğolistan'a düşenler bi zahmet, ''Avcılığın Yazıtları'' diye bi taş daha dikiversinler kenara bi yere, ve her avcının işittiği bu cümleyi taşa yazsınlar. (Çekiç,çivi, balyoz,murç neyse benden)

Bu arada aklıma gelmişken söyleyeyim. Allah rahmet eylesin, Prof Hikmet Birand'ın, ''Anadolu Manzaraları'' ve ''Alıç ağacı ile sohbetler'' adlı kitaplarını okumayanın, değil balığa gitmesi, ayağını toprağa basmaması, elini suya değdirmemesi lazım diyorum...

Eğer okumadıysanız ne yapıp, ne edip okumanızı isterim. İnşallah okursunuz diye de dua ederim. Okuduktan sonra bakın bakalım, çalı-çırpı-çiçek neymiş, kurt -böcek-mantar neymiş? Üstüne basıp geçtiğimiz nice canlılar, organizmalar, toprak neymiş?

İnanın okuduktan sonra, doğada mayın tarlasında gezer gibi gezmek lazım diyorsunuz. Hatta, nasıl bir canavarmışız ormanda, doğada gezerken? Nasıl eğip,büküp,kırıp geçiyoruz yeşillenmiş dalları? Bizim için sadece bir engelden ibaretmiş gibi. İnanın kendinden utanıyor insan, kendimden utanıyorum. Onu bunu bilmem, sadece avcıların, doğaya giden insanların değil, ayağı toprağa basan, eli suya değen herkesin okuması gereken iki kitap.

Geçmişte alabalık avladığım sulara sonradan gittiğimde, ''Eskiden ne alabalıklar.........''

Ne kadar eskiden ha. De bakayım ne kadar eskiden diye kendi kendime söyleniyorum.  Neyse...
(Kendim dahil, bir çoğumuzun az veya çok kabahati var. Allah ıslah etsin.) (Amin)

İşte böyle, ''ALA ÇAĞIRMALARI'' hep hüzünlü çağrılar oluyor.

Olta atmaya, bırakın oltayı, bakmaya bile kıyamadığım güzelim nadir sulardan hüzünle dönüyorum çoğu zaman. Mavi gökyüzü, dereler, göller, denizler, çaylar, avlaklar hepimizin kasası. Kamunun, insanlığın, mahlukatın, nebatatın hakkı var bu kasada. Bu kasadan çalınıyor, çalıyoruz. Kasamız boşalıyor. Bu hal, yasalarda suç, dinde haram-günah. Kul hakkına el uzatıyoruz, mahlukatın, nebatatın hakkına, hakkımızdan fazlasına. Düşünmek lazım, muhasebe yapmak lazım...

Avcı mıyım, hırsız mı? Ne olmak istersen o olursun.

Otuz yıl önce ilk defa duyduğum ''Eskiden ne alabalıklar.........'' cümlesini artık bölge insanları bana değil, otuz yıldır ben bana söyler oldum. Ben benden işitir oldum.

Yalan değilmiş; toplam onbir kelimelik iç yakan bu cümle, bu ülkenin avcılarının, bu ülke topraklarının, bu ülkenin tatlı ve tuzlu sularının acı ve gerçek hikayesini bizlere açıkça anlatmış, hem de onbir kelimeyle. Otuz yıldır kimselerden işitmedim, bizzat kendimden işittim.

Yarınlara, geleceğimize, çocuklarımıza, torunlarımıza gelsin;

                                              ''Eskiden ne balıklar vardı bu sularda, ne keklikler vardı bu dağlarda''
 
                                                                    AMA ÇOOOK ESKİDEN, EVVEL ZAMAN İÇİNDE

                                                                       BÖRTEÇİNE ÖNÜMÜZE DÜŞMEDEN ÖNCE.

                                                              Hadi bakalım, ''RASTGELE'' diyorduk değil mi?

17-05-2017    SİNAN IŞILDAK



                                                   





Çevrimdışı Metin Karagöz

  • Metin KARAGÖZ
  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 1.747
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: ALA ÇAĞIRMALARI (Hüzünlü Çağrılar)
« Yanıtla #1 : 26 Mayıs 2017 - Cuma, 11:49:00 »
Bırak Börteçine'yi, 30 yılı daha dünkünü arar olduk; böyle giderse yarın da bu günü arayacağız. Kitap önerilerin için teşekkürler. Gönlüne sağlık.  flowers::

Çevrimdışı Tarık Ersal

  • Tarık ERSAL
  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 2.350
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: ALA ÇAĞIRMALARI (Hüzünlü Çağrılar)
« Yanıtla #2 : 29 Mayıs 2017 - Pazartesi, 11:16:09 »


Ellerine sağlık Sinan ustam.  good::

RASTGELSİN.
Tarık ERSAL 
1961 - ANKARA - B Rh+


"MEVZUBAHİS VATAN İSE, GERİSİ TEFERRUATTIR."

Çevrimdışı Sinan Işıldak

  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 347
Ynt: ALA ÇAĞIRMALARI (Hüzünlü Çağrılar)
« Yanıtla #3 : 31 Mayıs 2017 - Çarşamba, 21:28:30 »
Bırak Börteçine'yi, 30 yılı daha dünkünü arar olduk; böyle giderse yarın da bu günü arayacağız. Kitap önerilerin için teşekkürler. Gönlüne sağlık.  flowers::
              Metin Abi, durum söylediğin gibi; dünü hatta bugünü arar olduk. Ben de bu yüzden merak ettim, acaba dedim evvel zaman içinde ne durumdaydık diye ve geçmişe bi dalayım dedim. 

Çevrimdışı Sinan Işıldak

  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 347
Ynt: ALA ÇAĞIRMALARI (Hüzünlü Çağrılar)
« Yanıtla #4 : 31 Mayıs 2017 - Çarşamba, 21:29:38 »

Ellerine sağlık Sinan ustam.  good::

RASTGELSİN.

             Eyvallah Tarık Abi, sağolasın.