Gönderen Konu: 3/2 Amatör Balık Avcılığını Düzenleyen Tebliğ Çalışmaları  (Okunma sayısı 71346 defa)

0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kahraman MELEK

  • Kahraman MELEK
  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 780
  • Cinsiyet: Bay
  • gittim, gordum, tuttum.
3/2 Amatör ve Sportif Olta Balıkçılığını Düzenleyen Tebliğ ile ilgili değiştirilmesi gereken maddeleri,
yapılması gereken ilaveleri,
yasal zorunlulukdan doğan değişiklik ve ilaveleri
bu başlık altında paylaşılacak ve Tebliğ hazırlıkları için yasal tarih sonuna kadar derlenerek BSGM ile çalışmalar başlatılacaktır.
İlginize teşekkür ederiz.


Bir tutku bizi bir araya getirdi. Birlikte yol almanın keyfini yaşıyoruz.

Çevrimdışı Tuncay UYANIK

  • Tuncay UYANIK
  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 1.302
  • Cinsiyet: Bay
  • ben ile mutluluk olmaz, biz olmak lazım
    • Kişisel web sitem
Ynt: 3/2 Amatör Balık Avcılığını Düzenleyen Tebliğ Çalışmaları
« Yanıtla #1 : 10 Ocak 2012 - Salı, 14:08:25 »
İlk ve çok önemli istek benden gelsin. TEBLİĞ in geçerlilik süresi .
Biliyorsunuz Tebliği 4 yılda bir çıkarıyorlar. Eski süre ( 2008 e kadar ) tarafımızdan 2 yıla düşürülmüştü ( yanlış hatırlamıyorsam ). Tebliğ çalışmalarının bence her yıl yapılmalı. Örneğin 2012 Tebliğ, 2013 tebliğ Bu çalışmalarından yıl sonunda yapılıp yeni yıla yeni tebliğ ile girilmesi bence harika olur. Eğer yasal bir engel yoksa bunu önermekte fayda var.
Toparlarsak.

Sürdürülebilir balık avcılığının devamlılığını sağlamak ve kuralları dinamik tutmak adına tebliğ her yıl yenilenmelidir.
Ben ile mutluluk olmaz, Biz olmak lazım
Bir tutku bizi bir araya getirdi. Birlikte yol almanın keyfini yaşıyoruz.
www.rastgele.org
Rastgelsin
Tuncay UYANIK

Çevrimdışı Teoman Sanalan

  • Dernek Yönetim
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 425
  • Cinsiyet: Bay
    • A.Teoman SANALAN
Ynt: 3/2 Amatör Balık Avcılığını Düzenleyen Tebliğ Çalışmaları
« Yanıtla #2 : 10 Ocak 2012 - Salı, 15:24:50 »
Eskiden her yıl idi zonra iki yıllık oldu sonra dört.
Bence farketmiyor. Hiç bir ileri adım atılmazsa, bilimsel hiçbir çalışma yapılmazsa, en önemlisi hiçbir kuralını uygulayacak sistemin yoksa, kaç yıllık olduğu birşeyi değiştirmez.
Yasak yer var mesela; su  yok; su var balık yok. balık var, ama zararlı istilacı tür. Yerli tür bitmiş. Böyle yerde tebliğ de hikaye yasa da.

Çevrimdışı Tuncay UYANIK

  • Tuncay UYANIK
  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 1.302
  • Cinsiyet: Bay
  • ben ile mutluluk olmaz, biz olmak lazım
    • Kişisel web sitem
Ynt: 3/2 Amatör Balık Avcılığını Düzenleyen Tebliğ Çalışmaları
« Yanıtla #3 : 10 Ocak 2012 - Salı, 15:46:50 »
Eskiden her yıl idi zonra iki yıllık oldu sonra dört.
Bence farketmiyor. Hiç bir ileri adım atılmazsa, bilimsel hiçbir çalışma yapılmazsa, en önemlisi hiçbir kuralını uygulayacak sistemin yoksa, kaç yıllık olduğu birşeyi değiştirmez.
Yasak yer var mesela; su  yok; su var balık yok. balık var, ama zararlı istilacı tür. Yerli tür bitmiş. Böyle yerde tebliğ de hikaye yasa da.

Teoman acayip katkı sağladın, sağol. Kurallar vardı uyulmaz, kurallar vardı sıkıntılı. Sıkıntı bitti mi hayır bitmedi. Bir çoğumuza göre utopik de olsa " olması gerekeni " uygulatabilmek için elimizden geleni yapacağız. Bu bağlamda bizlerin görevi ( sivil toplum örgütü yöneticileri ) şikayet etmek yerine edilen şikayetleri derleyip toparlayıp, çözüm önerileri ve bilimsel destekleri ile bakanlığa sunmaktır.

Devlet bir an önce korumak ve kontrol etmek zorundadır. Aksi takdirde istilacı türden başka balığımız kalmayacaktır haklısın. Şikayetçi olduğun konular hepimizin şikayetidir. Koruma ve kontrol faaliyetlerinin bir an önce yeni bir yönetmeliğe bağlanmasını mütakip, yeterli sayıda personel, araç gereç ile desteklenmesi gerekmektedir.  Bu konuda tüm camianın mutabık olacağı kanısındayım.
« Son Düzenleme: 10 Ocak 2012 - Salı, 20:32:30 Gönderen: Kahraman MELEK »
Ben ile mutluluk olmaz, Biz olmak lazım
Bir tutku bizi bir araya getirdi. Birlikte yol almanın keyfini yaşıyoruz.
www.rastgele.org
Rastgelsin
Tuncay UYANIK

Çevrimdışı Mehmet Akyürek

  • Mehmet AKYUREK
  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 1.308
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: 3/2 Amatör Balık Avcılığını Düzenleyen Tebliğ Çalışmaları
« Yanıtla #4 : 10 Ocak 2012 - Salı, 19:55:08 »
Tebliğin uygulanmasını istiyorum gibi bir tebliğ maddesi teklifi olabilseydi onu yazardım..

Ben sadece bildiğim konularda yazmak durumundayım. Bu sebeple, Yayın, Sazan ve o gruba giren türlerde zaman yasakları konusunda 4 bölge ayrımını doğru bulmuyorum.. Bence Doğu Anadolu ve diğerleri şeklinde 2 uygulama olmalı...

15 Haziran Doğu Anadolu haricinde, (şu anda 1 Haziran , 15 Haziran , 1 Temmuz  şeklinde)
1 Ağustos Doğu Anadolu dahilinde.. (Şu anda 15 Ağustos)

Gerekçe:
 
A) 2 ucu farklı illerde olan sular var. bir kıyısı Tokat, bir kıyısı Amasya olan göller, 4-5 ilin içinden geçen Irmaklar var. Gölün bir kıyısında yayın avlamak serbest diğer kıyısı zaman yasağından dolayı devam eden kısıtlama.. Bölge 2 ye inerse bu durumdaki kaynaklar çok azalır. Özellikle Doğu anadolu plato olduğundan diğer illerle paylaşılan sular zaten aynı kapsamdaki illerde olacak aradaki fark ortadan kalkacak
B) Bu bölgelerde hangi suda balığın ne zaman yumurtlama döneminden çıktığı ile ilgili İL - İL yapılmış bir çalışma yok. Yani yasak tarihleri doğaçlama verilmiş. Gaziantepte 1 Haziran, Şanlıurfada 1 Temmuz yasak kalkması buna bir örnek mesela. Urfada hava gaziantepten 1 ay geride değil hatta ileride. Benzer çok örnek var. Eğer ileride İL-İL bir yumurtlama dönemi çalışması yapılırsa 10 bölge de oluşturulabilecektir.
C) Genel olarak yumurtlama dönemleri mevsim gidişatına göre Mayıs başı-Haziran başı bu tabii ki bazı senelerde 15 gün gecikme ya da erkene gelme olabiliyor. Ama bizdeki uygulama gibi 1 Haziran - 15 Ağustos gibi 2,5 aylık bir mevsim farkı hiçbir ilde yok. Zaten bir mevsimin tamamı 3 ay. Doğu anadoluda pratikte kimse 15 ağustosa kadar zaten beklemiyor.. Bu bölgemiz Ağustosun 15 inden sonrasını kış bilir, yükseklerde soba yakılmaya başlanır geceleri.
D)Diğer iller 15 Haziran için uygun olacaktır zira amatör balıkçılığı özendirici olmalıyız. Amatörün av penceresini genişletmeliyiz. Mayıs ayında yapılacak sıkı uygulamalar balığın esas dönemini kurtaracaktır. Aşırı kısıtlı zaman yasağındansa alıkoyulacak boy limiti artırılıp, kg limiti düşürülürse daha doğru olur.
E)Doğu Anadoluda suların geç ısındığı kesindir ama Ağustos 15 soğumaya başladığı zamandır. Bu sulardaki balıklar termometreye göre değil yöresel şartlara göre alışmıştır.. Eğer soğukta balık 2,5 ay geç ürüyorsa sibiryadaki Irmaklarda hiç üreyemezdi. Bu da demek oluyor ki soğuk iklim varsa buranın balığı buraya göre davranıp ürüyor.

Talebim ve Gerekçeleri bunlardır.


« Son Düzenleme: 10 Ocak 2012 - Salı, 22:42:55 Gönderen: Kahraman MELEK »
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

Çevrimdışı Tarık Ersal

  • Tarık ERSAL
  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 2.350
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: 3/2 Amatör Balık Avcılığını Düzenleyen Tebliğ Çalışmaları
« Yanıtla #5 : 11 Ocak 2012 - Çarşamba, 09:23:47 »
Sevgili Mehmet,

Çok güzel bir öneri. Açıklaman da çok net.
Ancak bölge sayısının ikiye indirilmesine katılamam.
Bence tam tersine, gerekirse bölge sayısı artırılabilir.
Hatta bölgesel bazda ve rakım gözetilmeksizin hazırlanan haritalar bir de yüksekliklere göre hazırlanmalı veya olabiliyorsa ikisi iç içe oluşturulmalıdır.

Mesela bir ilimizin bazı kesimlerinin rakımı 500-600 ken bazı kesimleri 1700-1800 ise (ki böyle illerimiz var, hatta 0 dan 1500 lere olan bile var) 500 mt. rakım ile 1800 mt. rakım arasındaki mevsim gelişim farkı bence bir uçurumdur. Mutlaka bu ilin bu farklı iki bölgesi için farklı zaman tahditleri uygulanmalıdır. (Hani alacıyız ya. Bu tarz düşünmemiz normal karşılanmalı.  whisting:: )

Bundan önceki 3 danışma kurulu toplantısına dersine çalışarak katılmış bir kişi olarak önerilerini desteklemek adına bir de ilavem olacak.

Bu gibi önerilerimizi mutlaka mümkün olduğunca çok örnekle ortaya koymalıyız.
Ne zaman ki kaçacak boşluk bırakmazsak, o zaman önerimizin kabul görme oranı tavan yapar.

Mesela, bu öneriye örnek arayacak olursak;
İster akarsu, ister göl olsun kaç adet kıyısına göre farklı uygulanan zaman yasağı var?
Zaman yasağına aykırı düşen kaç ilimiz var?
Diye önce kendimize sorup, doğru cevapları birer cephane olarak yanımıza almamız lazım.  ;)

Zaman zaman aklıma gelip, sanal bir klasörde topladığım önerilerime son şeklini verdiğim zaman tamamını buraya aktaracağım.




« Son Düzenleme: 11 Ocak 2012 - Çarşamba, 09:47:54 Gönderen: Kahraman MELEK »
Tarık ERSAL 
1961 - ANKARA - B Rh+


"MEVZUBAHİS VATAN İSE, GERİSİ TEFERRUATTIR."

Çevrimdışı Mehmet Akyürek

  • Mehmet AKYUREK
  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 1.308
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: 3/2 Amatör Balık Avcılığını Düzenleyen Tebliğ Çalışmaları
« Yanıtla #6 : 11 Ocak 2012 - Çarşamba, 11:10:25 »
Ne dersek diyelim her su için çalışma yapılmadıkça, bölge artırmak da azaltmak ta tamamen bilimselliğe aykırı olacaktır.

Rusyada da, Türkiyede de Sazan ilk yaz yumurta döker. Bu durumda o mevsimde ülkemizde su sıcaklığı 18-20 derece olurken, Rusyada 12-14 derece oluyor.  Balık bu duruma göre ürüyor, tabii ki fark şu bizde senede yarım-1 kg arası büyüme olurken orada 100-200 gram büyüyor.
Memlekette içinde sazan olup sıcaklığı hep düşük kalan yüksek göller var. Balık orada varsa baharda yumurta dökebildiği için var. Yoksa 15 Ağustosta yumurta dökülünce, yavrunun kışın büyümesi mümkün değil.

İngilterede bile yasak Nisan-Mayıs-Haziran aylarında. Adamlar bu işin uzmanı. Çok daha güneyde olan ülkemizde yükseklik faktörü de dahil olmak üzere tüm verileri üst üste koysanız bile Sonbahara kadar yasak olmaz. İngiltere kadar ısınamadığımızı iddia etmek çok mantıklı değil.

Fakat esas olarak benim dediğim bu sistem bizim hislerimize göre kurulmuş durumda. Su altı dünyası buna göre hareket etse sözde 15 ağustosa kadar yumurta döküldüğü belirlenen yerlerde yavru büyümez,Eylül, Ekim Kasım ayının soğuk sularında telef olur gider.

İyi bir bilimsel çalışma yapılmadığı sürece kendi hislerimize göre hareket etmek zorunda kalıyoruz. Bu iyi mi? tabii ki değil..

Ama bu irtifaya-enlem mantığı ile belirlediğimiz 4 ayrı sezon yüzünden ben bile bölgeleri karıştırır oldum..

Tekrar söylüyorum, yaz mevsiminin sonuna kadar üreme olmaz, yavru kış için 2-3 ay beslenip yağ biriktirmek zorunda. Ağustosa kadar üreyen balık yağ biriktiremez ve kışı ölür. Demek ki bu balık mutlaka daha erken tarihte havyar dökmek zorunda. Ayrıca mevsimsel dalgalanmalarda sazan veya yayının tekrar üreme periyoduna girdiğini hem araştırmalardan hem de yaşadıklarımdan biliyorum.. Ama sonbahara doğru olan üremenin yasak gerektirmediği, çünkü yumurtaların soğuk havada dökülemediği, dökülse de gelişmediği biliniyor.

Bu konuda internette sayılamayacak kadar çok yabancı bilimsel makale var ama ulaşabildiğimiz yerli kaynak pek fazla yok..

Aşağıda Gaziosmanpaşa üniversitesinin hazırladığı dökümanda birkaç gölün durumu verilmiş. Burada şuna dikkat çekmek isterim ki 14 derecede bile üreme olabildiği Gaziosmanpaşa üniversitesince yapılan bir araştırmada belirtilmiş.. Araştırma Tokat bölgesinde ama söz konusu bölgeye yakın olan BAFRA'da sezon boyu üreme olduğu, ama yine bafrada altınkaya barajında Nisan ve Mayısta üremenin bittiği, Hemen aşağısında Tokatta Şubat-Mayıs arasındaki yasağın yeterli olacağı bilgileri var. Ama biz burada Sadece Tokat , Amasya, Samsun, Çorum gibi il sınırlarına göre davranıyoruz. Bu doğru değil. Aynı ilde çok farklı sular var ve bir en geç ısınan suya göre hareket edip avcılığın önünü kapatıyoruz. Bu konudaki esas mevsim Nisan-Mayıs ayıdır bu hem araştırmalarda hem de diğer ülkelerin zaman yasaklarında belli.. Elbette sezon sonu gelip yumurtlamakta geç kalan bireyler olacaktır. Onların avlanması o kadar sakıncalı değil zira geç yumurtlayan balıkların yumurtalarının yaz aktifliğindeki bireylerce hemen yenileceği ve sağlam kalanın da kış gelmeden yeterince yağ stoklayacak zamanının kalmayacağı ortada.

Bu arada araştırmanın son satırında öyle birşey söylüyor ki yorum yapmıyorum. (TİLAPYA yetiştiriciliği araştırılmalıdır diyor!)

http://journals.tubitak.gov.tr/veterinary/issues/vet-00-24-3/vet-24-3-11-98144.pdf





http://repbiol.pan.olsztyn.pl/docs/pdfs/repbiol_vol8_num3_page285.pdf
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

Çevrimdışı Tarık Ersal

  • Tarık ERSAL
  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 2.350
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: 3/2 Amatör Balık Avcılığını Düzenleyen Tebliğ Çalışmaları
« Yanıtla #7 : 11 Ocak 2012 - Çarşamba, 12:13:41 »
Ne dersek diyelim her su için çalışma yapılmadıkça, bölge artırmak da azaltmak ta tamamen bilimselliğe aykırı olacaktır.

Mehmet çok doğrusun da bazı şeyleri önererek yapıyı, idareyi olabildiğince düzeltmek mümkün olduğu gibi senin yukarıya alıntı yaptığım cümlene yaşanmış bir örnek vereyim. Ki bunun gibi örnek çok fazla.

2002 yılından bu yana neleri önermişiz, nelerin değişimine neden olmuşuz konusunu derleyip bir araya foruma yollayacağım. Hayret edilecek, hatta fıkra konusu olacak şeyler oldu bu süreçte.

Mesela, 01 Eylül 2002 den 31 Ağustos 2004 e kadar ki süre için geçerli olan 35/2 sirkülere bakarsanız doğal ala için verilen yasak zaman aralığı 7 aydı. Yani 01 Eylül - 31 Mart arası yasaktı.

"Yapmayın etmeyin, bu balık 7 ay boyunca yumurta dökmez, doğal ala Dünyanın hiç bir ülkesinde 7 ay süreyle yasaklanmıyor" dedik diye, "tamam 6 ay yapalım bari" dendi ve yapıldı.  ::)

Şimdi de kendime sormadan edemiyorum.
Yahu bu işin bir vebali var mıdır?   :-\
Ya bu hayvan o 1 aylık sürede de bazı yörelerimizde yumurta döküyor ve bu yumurtanın yaşaması mümkün oluyorsa.  :'(

Tarık ERSAL 
1961 - ANKARA - B Rh+


"MEVZUBAHİS VATAN İSE, GERİSİ TEFERRUATTIR."

Çevrimdışı Mehmet Akyürek

  • Mehmet AKYUREK
  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 1.308
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: 3/2 Amatör Balık Avcılığını Düzenleyen Tebliğ Çalışmaları
« Yanıtla #8 : 11 Ocak 2012 - Çarşamba, 12:48:56 »
Abi. Normale bakacaksın. Anomaliye göre kural koyarsak kendimizi bağlarız.. Normali 1 Nisan - 15 Haziran mıdır, peki ya 16 haziranda yumurta döken olursa vebali ne olacak..  ?
Abi hassasiyetini anlıyorum da, anormal bireyler olur, özel durumlar olur 10 temmuzda da döker..

Dünyada balıkçılık veya başka sektörlerde uygulamalar NORMAL'in ortalamasına göre yapılır. Yoksa diğer türlü bakarsan vebalden kurtulmamız mümkün değil.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

Çevrimdışı Tarık Ersal

  • Tarık ERSAL
  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 2.350
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: 3/2 Amatör Balık Avcılığını Düzenleyen Tebliğ Çalışmaları
« Yanıtla #9 : 11 Ocak 2012 - Çarşamba, 12:59:40 »
Kardeş, NORMAL e bakalım bakmaya da bu mevsimsel kısıtlamalar, bölgesel ya da kaynak bazındaki kısmen veya tamamen yasaklar için ille de bilimsellik olmalı diyorum.

Yani kısaca bizim (yukarıdaki cümlemde geçen ve altını çizdiğim konuda) bazı yaptıklarımızı NORMAL bulmaz oldum da.  ::)

Bilim bu kuralı onaylarsa (tabii ki su başında yapılan ölçümlerle destekli olarak) vebali yok, sadece bizim önerimizle değiştirilmesinde rol alırsak vebali var gibi.

Ne dersin?
Tarık ERSAL 
1961 - ANKARA - B Rh+


"MEVZUBAHİS VATAN İSE, GERİSİ TEFERRUATTIR."

Çevrimdışı Mehmet Akyürek

  • Mehmet AKYUREK
  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 1.308
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: 3/2 Amatör Balık Avcılığını Düzenleyen Tebliğ Çalışmaları
« Yanıtla #10 : 11 Ocak 2012 - Çarşamba, 13:13:31 »
Abi hayırlısı olsun..

Bilimsellik 1. planda ama olmayınca "neme lazım yasaklayalım" zihniyetinde olmamalıyız..

Biz Av balığı derneği değil, amatör balıkçı derneğiyiz. Hem av balığını hem amatör balıkçıyı kollamalıyız.

Bilim kurulu bilimsel araştırmaları ortaya koyduktan sonra sorun yok.. Meselo o araştırmalar var mı ve Tilapyayı düşünen araştırmalar gibi mi ?  sopa:

Neticede var olan yasakları aynen bıraksınlar ama uygulama teşviği olsun ona da razı olacağım.. Bende bot var erken gidersem karşı kıyıya kurarım kampı. :)
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

Çevrimdışı Mehmet Akyürek

  • Mehmet AKYUREK
  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 1.308
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: 3/2 Amatör Balık Avcılığını Düzenleyen Tebliğ Çalışmaları
« Yanıtla #11 : 12 Ocak 2012 - Perşembe, 11:51:13 »
SKKY ,

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM:Su Kalitesine İlişkin Planlama Esasları ve Yasaklar

a) (Değişik bent: 13/02/2008-26786 S.R.G. Yön/8.mad.) Arıtılsa dahi içme ve kullanma suyu rezervuarına atıksuların deşarjına izin verilmez.

b) Her türlü katı atık ve artıklar bu tür su kaynaklarına atılamaz ve atılmasına izin verilemez.

c) Akaryakıt ile çalışan kayık, motor ve benzeri araçların kullanılmasına izin verilmez. Yelkenli, kürekli veya akümülatör ile çalışan vasıtalara ve sallara izin verilebilir.

Ancak, göl yüzey alanının çok büyük olması nedeniyle yöre halkının; güvenlik, toplu taşıma, su ürünleri çıkarılması gibi gerekli ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, akaryakıt ile çalışacak su araçlarının kullanılmasına su alma yapısına 300 metreden daha yakın olmamak şartıyla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce izin verilebilir. Bu amaçla kullanılacak araçlarda oluşabilecek her türlü atıksu ve sintine suyunun arıtıldıktan sonra bile içme ve kullanma suyu rezervuarına boşaltılması yasaktır.

tebliğdeki motor yasağının alındığı  Su kirliliği kontrol yönetmeliği böyle.. Açık kapı bırakmışlar. Ama tabii çok kötü bir kapı bu. Mazot akıtan kayıklarla gezinenler var bazı sularda..

Tebliğ çalışmaları zamanı yaklaşırken, 4 zamanlı motor dışında kesinlikle izin verilmemesi gibi bir düzenleme düşünülmesi lazım. Diğer türlü su ürünü çıkaracağım diye izin alıp girenler, pancar motorları ile suyu mahvetmeye devam edecekler... Çalışmak lazım bu konuda..

tamamı için:

http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/23053.html
« Son Düzenleme: 12 Ocak 2012 - Perşembe, 11:54:53 Gönderen: Mehmet Akyürek »
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

Çevrimdışı Teoman Sanalan

  • Dernek Yönetim
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 425
  • Cinsiyet: Bay
    • A.Teoman SANALAN
Ynt: 3/2 Amatör Balık Avcılığını Düzenleyen Tebliğ Çalışmaları
« Yanıtla #12 : 12 Ocak 2012 - Perşembe, 18:17:34 »
Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği revizyonda. Taslak hazırlanmış, hukuki süreç devam ediyor. Henüz son halini almamış, kurum görüşleri toplanmış. Belki görüşümüz ü en azından kayda girdirebiliriz. Ben geçmişte de bu yıl da onun üzerinde çalışan arkadaşlarımla çok tartıştım. Bu akaryakıtlı motorlar üzerine. Görüşbirliğine varamadık ama o arkadaşların bir çoğu ayrıldı başka birimlere geçti. Şu an geç kalmadıysak resmi görüş bildirerek  zorlayabiliriz. Yarın daha ayrıntılı bilgi alabilirim.

Çevrimdışı Mehmet Akyürek

  • Mehmet AKYUREK
  • Rastgele-Der Üyesi
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 1.308
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: 3/2 Amatör Balık Avcılığını Düzenleyen Tebliğ Çalışmaları
« Yanıtla #13 : 12 Ocak 2012 - Perşembe, 19:29:08 »
Teoman...


Burada şuna da dikkat edilse ve anlatılsa keşke...
Anafikir 4 zamanlı motor serbest olsun da gezelim değil ! Anafikir yönetmelik bu haldeyken, yani nakliye, su ürünleri çıkarmak için serbesti varken, her türlü motor zaten giriyor.. Devlet mağduriyet yaşanmasın diye orayı açık bırakmış.. Ama amaç ne olursa olsun sadece elektrikli ve 4 zamanlı ve benzinli, 10 yaşını aşmamış motorlar vs gibi bir izin olursa esas kirleticilerden kurtuluruz..

Hatırlatayım dedim.. Yani derdimiz motorla gezmek değil. Bu açık kapı yüzünden her türlü rezil motor suda dolaşıyor.. Eğer 4 zamanlı izni verilirse hem nakliye vs işi hallolur, ayrıca amatör balıkçıya da bir imkan tanınır..  2 türlü kazanç var..
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

Çevrimdışı Teoman Sanalan

  • Dernek Yönetim
  • *****
  • Kayıt Tarihi: Eyl 2008
  • İleti: 425
  • Cinsiyet: Bay
    • A.Teoman SANALAN
Ynt: 3/2 Amatör Balık Avcılığını Düzenleyen Tebliğ Çalışmaları
« Yanıtla #14 : 13 Ocak 2012 - Cuma, 13:45:15 »
Mehmet çeşitli argümanlarla anlattık.  Örneğin Kızılırmak üzerindeki iki baraj gölünde akaryakıtla  çalışan motor yasak ama Sivas'ın Kayseri'nin evsel ve endüstriyel atıksuları harıl harıl Kızılırmak'a boşalıyor. Bunu o havzada kirlilik izleme  çalışması yapan arkadaşlarımız da teyit ettiler.
Göl kenarındaki yollarda seyreden araçların egzoz gazlarının etkisi bile 4 zamanlı motorlardan kat kat fazla olacaktır. Ama "olur ya benzin bidonunu tutarken akar dökülür göle karışır nemelazım" türünden "akılcı" bir gerekçeyle akaryakıtlı motor yasağını bazı bürokratlar (teknokrat diyemiyorum) savunuyorlar.
Ben yarın bir iki konuyu netleştirebilirsem daha rahat konuşurum ama çok fazla yorum yapmak istemiyorum.