Deniz Balıkçılığı












AV TEKNİKLERİ


"Amatör olta balıkçılığı ve balık tutma teknikleri"
adlı kitabındaki bilgileri kullanmamamıza izin verdiği için
sayın Haluk Deniz ÖKSÜZ'e teşekkür ederiz.
Çizim ve grafikler: Orhan YILMAZ


  • SİNARİT

Av Dönemi: Sinarit avı 1 Nisan...1 Temmuz arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5 kg balık avlanmasına izin verilir. Avlanmasına izin verilen asgari boy 20 cm dir.

Tanımı:
Latince adı : Dentex Dentex
İngilizce adı: Dentex, Porgy

28-30 yıl kadar yaşarlar. Nadiren 1 metre boya ve 10 kg ağırlığa ulaşırlar. Sinarit sivri dişlere ve kuvvetli bir çeneye sahiptir. Ancak dişleri seyrek olduğu için misinayı kolay kesemez. Yemi yoklamaktan ziyade hücum edip bir anda kaparlar. Hemen hemen her türlü balık ve yumuşakça ile beslenirler. Gezici bir balık olduğu için uzun yollar giderek avlanabilirler. Ancak genellikle bir kaya gölgesinde bekler, önünden geçen ava saldırılar. Bu yüzden yer seçimini iyi yapıp bulunduğu yere yemi indirmek daha doğru olur. Saldırgan bir yapıya sahip oldukları için parlak, aksak ve hareketli cisimlere ilgi duyarlar. Bir çok deniz canlısı gibi hava durumuna bağlı olarak yer değiştirirler. Bu nedenle yaşayabileceği alanları taramakta fayda vardır.

Nerelerde Bulunur:
Genellikle 10-50 metre arasındaki taşlık ve kayalık bir dibe sahip olan yerlerde, açık sulardaki topuk etrafları ve gemi enkazları etrafında bulunur. Ege Denizi, Akdeniz, Çanakkale Boğazı ve Saroz Körfezi?nde avı yapılmaktadır.

Fotograf: Kenan ÖZCAN
Beslenmesi ve Yemleri:
Yemli avcılıkta kalamar, sübye, kolyoz, saradalya, zargana, gelincik, izmarit, kefal kullanılabildiği gibi, iskorpit, hanos gibi taş balıklarıyla her türlü canlı balık da yem olarak kullanılabilir. İdeal yem boyu 6-10 cm dir.
Avcılığı
Sinarit avında hep aynı bölgede avlanmak avlağın bozulmasına, sinarit ve diğer canlıların bölgeyi terk etmesine neden olacağından, zaman zaman değişik bölgelerde avlanmakta fayda vardır. Bu gerçekte bütün dip balıkları için geçerlidir. Parakete, savurma olta, bırakma olta ve sırtı çekerek avlanabilir. Sinaritin sert yapısına bakarak gereğinden kalın malzemeler kullanmaktan kaçınılmalıdır.


Nasuhi ALBULAK

a) Dip Sürütmesi:
Beden ve ek beden 0.70 misinadan, köstek ise 0.50 misinadan yapılır. Ancak büyük boy balık çıkma olasılığı yok ya da zayıf ise bu kalınlıklar inceltilebilir. Kullanılan yapay balığın 7-11 cm arasında olması yeterlidir. Seçilen yapay balık yüzer tip olmalıdır. Yüzer tip olması, dibe takılma olasılığını aza indirme açısından önemlidir. Takımı yapmaya en uçtan yapma balıktan başlayalım: Yapma balığa rapala düğümü ile 10 kulaç uzunluktaki köstek ve ucuna 3 cm lik klipsli ve kilitli fırdöndü bağlanır. Fırdöndünün diğer ucuna yine 10 kulaç uzunlukta bir ek beden ve ek bedenin diğer ucuna yine aynı türden bir fırdöndü bağlanacaktır.
Bu iki fırdöndü arasına, 200 gr lık bir delikli kurşun takılacaktır. İkinci fırdöndüden sonra, 15 kulaç uzunlukta bir beden bağlanıp diğer ucuna da bir fırdöndü bağlanır. İkinci ve üçüncü fırdöndüler arasına ise esas ağırlıklar takılacak, bu ağırlıklar ise suyun durumuna göre ayarlanacaktır.
Gelelim takımı atmaya: Önce yapma balık ilk fırdöndüye kadar salınıp tekneye yol verilerek misinan gerginleşmesi sağlanır. Arkadan ilk kısım kurşunlar kontrollü şekilde salınır. Kuruşunları hızla indirmek oltanın karışmasına yol açabilir. Kurşun dibe değer değmez tekrar tekneye yol verilir. Tekne yürümeye başladığı zaman kurşunlar tekrar dipten havalanacaktır. Belirli bir yol aldıktan sonra takım tekrar yavaş yavaş salınarak ikinci kurşun da yere indirilir ve biraz tekneyi boşa alınarak ilk kurşunun da yere inmesi sağlanır. İlk kurşun yere iner inmez, tekrar tekneye yol verilerek ava başlanır. Yapma yemin yüzer tipte olması, kurşun dibe değdiği durumda bile yemin yüzerek dibe takılmasını önler. Burada en önemli nokta yapay yemin av esnasında dipten 1 metre kadar yukarıdan gelmesini sağlamaktır. Bu nedenle teknenin hızı sürekli olarak kontrol edilerek mesafe korunur. Tekne sürati levrek avı ayarındadır.
Sinarit yakalandığında su yüzüne veya dibe doğru fişekler. Su yüzüne doğru çıkarsa hızla takımın boşluğunu almak gerekir. Balık iri ve dibe doğru fişeklemeye çalışıyorsa, takıma fazla yük vermeden salınıp toplayarak balığın yorulması sağlanır. Yorulan balık tok darbeler vurmaya başlar ve artık yukarı doğru çekmeye başlanır. Tekneye yaklaşan balık tekrar fişeklemeye çalışırsa aynı şekilde yorulması sağlanarak kepçe ile tekneye alınır. Su yüzüne çıkan balık takımdan kurtulsa bile, kursağı şişeceğinden bir süre sonra su yüzüne tekrar çıkacaktır. Çevre dikkatle araştırıldığında balığı bulmanız mümkündür.

Nasuhi ALBULAK
b) Bırakma Olta: Bırakma oltada ölü yem kullanılabilirse de canlı yem kullanılması önerilir. Takımın boyu su derinliğine bağlı olarak değişebilir ancak önemli olan yemin dipten 1-1.5 metre arasında sunulmasıdır.
0.70 - 0.90 lık misinanın ucuna yaklaşık 2 kg lık ağırlık, ağırlıktan 1.5 kulaç sonra üçlü fırdöndü bağlanır. Üçlü fırdöndünün üst ucuna aynı misinadan bir beden bağlanıp, bedenin diğer ucuna da suyun yüzünde kalacak şekilde bir pet şişe bağlanır. Fırdöndünün orta ucuna 0.70 - 0.50 lik misinadan bir kulaçlık bir köstek, kösteğin diğer ucuna da 1255, 2310 veya 2369 benzeri 6/0 no iğne bağlanır. Takım yemlendikten sonra dolaşmasına ve yemin ölmesine izin vermeden kontrollü şekilde dibe indirilir. İğne yem balığın galsemasından sokulup alt dudağından çıkrtılarak takılmalıdır.
Sinarit yemi kaptığında şamandıra batıp çıkmaya başlayacaktır. Bu durumda takımı hemen toplamak yerine, balığın biraz yorulup hırçınlığının geçmesini benzemek gerekir. Çünkü balığın hırçınlaşması durumunda, kaloma verebilecek beden mesafesi olmayacaktır. Takımın toplanması sırasında balık hırçınlaşacak olursa şamandırayı hemen denize atıp beklemek gerekir. Takımın şamandırası ise ağırlığı arasındaki bedenin gergin olması gerekir; aksi halde kösteğin bedene takılma olasılığı vardır. Az akıntılı ya da akıntısız sularda ağırlıksız bırakma da kullanılabilir. Takımın boyu su derinliğinden 50 cm kısa yapılır; böylece yem dipten 50 cm yukarıda kalır. Köstek 3 kulaç uzunlukta seçilir ve diğer ucuna 3 cm lik bir fırdöndü bağlanır. Fırdöndüden sonra su yüzeyine kadar beden ve bedenin diğer ucuna da 3 litrelik bir şişe şamandıra olarak bağlanır. Şamandıra ile fırdöndü arasına ise 100 - 150 gr lık bir delikli kurşun takılmalıdır. Canlı yem ile yemlenen takım suya bırakılır. Bu takımda yem tercihen sırt yüzgecinden takılarak yere paralel durması sağlanır.

c) Savurma Olta: Özellikle Akdeniz sahillerinin kayalık bölgelerinde sıkça uygulanan bir av şeklidir. Yem olarak canlı veya ölü balık kullanılabilir. Canlı balık elbetteki tercih edilmelidir. Ölü balık takılacak olursa, iğne balığın galsamasından sokulup alt damağına saplanır, sonra balığın boyu kadar misina serbest bırakılıp, kuyruğa iki defa kazık bağı atılır. Canlı balık takılacak ise iğne sırt yüzgecinin altından yırtmadan sokulup diğer taraftan çıkartılır ve balığın boyu kadar misina çekilerek galsemasından sokulup alt damağına saplanır. Canlı yemi atarken balık ve kurşun aynı avuçta tutulup savrularak balığın oltadan kopması önlenir. Beden 0.70 lik misinadan yapılır. Bedenin ucuna 3 cm lik bir fırdöndü bağlanır; fırdöndünün diğer ucuna 1.5 kulaç misina üzerine 100 gr delikli kurşun takılır. Bu misinanın ucuna aynı tipte bir fırdöndüdü daha bağlanmalıdır. Fırdöndünün diğer ucuna 60 cm lik 0.50 misina ve misinanın diğer ucuna da 4/0 - 6/0 arası bir iğne bağlanarak takım tamamlanır.



  • TRANÇA
Av Dönemi:
Trança avı 1 Nisan...1 Temmuz arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5 kg balık avlanmasına izin verilir. Sirkülerde avlanmasına asgari boy tanımlanmamaktadır.

Tanımı:
Latince adı : Pagru ehrenbergi (Dentex gibbosus)
İngilizce adı: Pagry, Goldeney

Trança kuvvetli bir çeneye sahip güçlü bir balıktır. 50 metre ve civarı sularda oltaya takıldığında göstereceği direnme tüylerinizi diken diken edecektir. Avı amatörler arasında çok yaygın olmamakla birlikte çok zevklidir.

Nerelerde Bulunur:
Taşlık, kayalık derin sularda yaşar. Nadiren kıyılara yaklaşırlar.

Beslenmesi ve Yemleri:
Sardalya, kolyoz, sübye, kalamar, ahtapot, iri karides trançanın sevdiği yemlerdir. 7-8 cm boyunda olanlar yemler bütün olarak, daha büyükler ise yaklaşık olarak bu boyda kesilerek kullanılır. Sübye ve kalamar da küçükse bütün olarak, büyükse sadece kafası bütün olarak , gövdesi ise yaprak yem şeklinde kesilip yem olarak kullanılır. Fazla derin olmayan sularda ise yaprak yem olarak kesilmiş balıklar kullanılır.

Avcılığı:
Sığ sularda avlanıyorsanız zorlu bir direnişle karşılaştığınızda, bedene takmak için yanınızda bir şamandıra bulundurmanızda fayda vardır. Takımı kesmekten ziyade koparır. Bunun için sağlam ve kalın kesitli malzemeler kullanmak gerekir. Bağlantı noktalarındaki düğüm katları sağlam olmalıdır.
Beden 0.70, ek bedenler 0.60 ve köstekler için 0.50 misina kullanmak gerekir. Bedenden sonra 4 cm lik sağlam bir fırdöndü takılır. Fırdöndünün diğer gözüne 25 cm lik bir kolçak yapılıp koçağın diğer tarafına da sağlam bir üçlü fırdöndü bağlanır. Daha sonra 60 cm lik ek bedenler ile aynı şekilde iki tane daha üçlü fırdöndü eklenir. Üçüncü üçlü fırdöndünün alt ucuna 0.35 misinadan 60 cm lik bir ek beden ile 100 gr civarında bir kurşun bağlanır. Üç adet üçlü fırdöndünün orta ucuna 35 cm lik köstekler bağlanır. Kösteklerin ucunda 2310 model 4-7 no iğne bağlanmış olmalıdır.



  • ÇUPRA (ÇİPURA)

Av Dönemi:Çupra avı 1 Nisan...1 Temmuz arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5kg balık avlanmasına izin verilir. Avlanmasına izin verilen asgari boy 15 cm dir.

Tanımı:
Latince adı : Sparus Auratus
İngilizce adı: Gillthead Seabream

Oltacıların en sevdiği balıklardandır. Çupra avcılığı özellikle Ege?de bir sanat gibi algılanır. Çupra avlamayı öğrenen bir avcı hassasiyeti ve sesizliği öğrenmiş demektir. 100 ? 150 gr civarında olanlarına lidaki denir. Akdeniz?deki adı ise mendiktir. 250 gr dan sonra çupra olarak anılır ve 5-7 kg ağırlığa kadar ulaşabilirler. Bu boylarda olanları alyanak olarak anılır.

Nerelerde Bulunur:
Taşlık kayalık diplerde yaşarlar. Sabahları kıyılara sokulur; öğlenleri 10 ? 20 metre arası derinliklere çekilirler. İrileştikçedaha derin sulara çekilirler. Göçmen olarak yaşadıkları gibi aynı bölgede sabit olarak yşayanları da vardır. Göç sırasında derin sular dan geçerler. Çupra ustaları balığın ne zaman hangi sulardan geçeceğini bilir ve her sene o sularda avlanırlar.

Beslenmesi ve Yemleri:
Balıklardan ziyade küçük deniz canlıları ile beslenirler. Karides, teke, mamun, yengeç yavrusu, sulina, midye ve dilimlenmiş sardalya ya da hamsi kullanılabilir.

Avcılığı:
Çupra çok dikkatli ve tedirgin bir balıktır. Yeme hemen saldırmaz, iyice kontrol edip emin olduktan sonra küçük darbeler vurmaya başlar. Sanki oltaya küçük balık vuruyormuş hissi verir. Bu sırada takımı hiç oynatmadan beklemek gerekir. Darbeler sıklaşmaya ve şiddetli vuruşlar almaya başlayınca artık balığın oltada olduğu anlaşılır. Kısa ve sert bir tasma ile iğne damağa oturtulur ve boşluk vermeden çekilir. Çupra tekneye alınana kadar kafa darbelerini kesmez. Tekneye alınırken kepçe kullanılması tercih edilir.

Eğer avlanılan noktada fazla gürültü yapılmaz ve ilk balık da sakince alınabilirse,
sonraki balıkların yemi fazla yoklamadan ani vuruşlarla oltaya geldiği görülür.
Çok kuvvetli bir çene yapısına sahiptir. Midye ve diğer deniz canlılarını rahatlıkla kırıp yer. Bunun için kullanılan iğnenin çelik dövme veya fazla büyük olmayan kalın yapılı olması gerekir. Misinayı kesmekten ziyade koparma ve iğneyi kırma olasılığının olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
Avlanılan bölgede çupranın varlığı kesin olarak biliniyorsa yem olarak yengeç yavrusu kullanılmalıdır. Diğer balıklar bu yeme dokunamadığından meydan çipuraya kalacak ve şansınız artacaktır. Sığ ve hafif akıntılı sularda zoka ile, derin sularda ise sarkıtma olta ile avlanılır.
Beden 0.40 misinadan yapılır. Beden ucuna 1/0 fırdöndü bağlanır. 0.30 misina ucuna kasa gözü düğümü yapılıp fırdöndünün diğer gözüne takılır. Bir karış sonra 10 cm lik bir köstek eklenir. 15 cm ara ile iki köstek daha eklenir. Üçüncü köstekten 25 cm sonra 20 cm uzunlukta bir köstek daha eklenir. İğneler 2300, 2297 ya da 2310 model 11-15 no arası olarak seçilir. Bölge balığının iriliğine göre misina kalınlıkları ayarlanmalıdır.



  • LEVREK
Av Dönemi:
Levrek avı 1 Nisan...31 Temmuz arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5 kg balık avlanmasına izin verilir. Avlanmasına izin verilen asgari boy 18 cm dir.


Yakup Akkaya
(1999-Çanakkale - (mezgit irisi)MIRLAN


Tanımı:
Latince adı : Dicentrarchus labrax
İngilizce adı: Bass, Sea bass

Korkusuz, hırçın ve saldırgan yapıya sahip et obur bir balıktır. Kıyılarda salına salına gezen sert görüntüsü ile balıkçıların gözdesidir. Gözleri en ufak kıpırtıyı bile görebilir. Şimşek gibi hareket ederek, yutabileceği balıksa yutar, daha büyükse bir anda ikiye böler. Ağzında altlı üstlü kadife dişler vardır. Galsemalarında ve solungaç kapaklarında testere gibi tırtıklar ve ayrıca iki adet sivri dikeni vardır. Yakalandığı zaman, dişinden ziyade fırsatını yakalarsa yan dönerek solungaçları ile misinayı keser. Bunun için oltaya boşluk vermeden çekilmesi gerekir. Su üstü, orta su ve dipten yemlenen bir balıktır. Levreğin olduğu bilinen bir bölgede av yapmadan önce yemleme yapmak verimi arttırır. Levrek yerli bir balıktır ve kıyılarda gezer. Küçüklerine ispendek denir. 1 metre uzunluğa ve 15 kg ağırlığa kadar ulaşabilir.

Nerelerde Bulunur:Kıyıların sıfır noktasına kadar yanaşır. Bol yiyecek bulabildiği için tatlı suların denize döküldüğü yerleri çok sever; hatta akarsuların içlerine girerek karşılarına bir engel çıkana dek ilerler.

Kumluk, taşlık yerlerdeki iskele bacakları civarında, gece aydınlanan kıyılarda, sakin, durgun koylarda, kayalık, taşlık sığ sularda , liman içi ve ağızlarında ve park etmiş balıkçı teknesi gölgelerinde bulunurlar. İnsanların denize girdiği bölge levreğin yaşam bölgesi ise açıkta bekler,akşam olupta insanlar çekildiği zaman kıyıya yaklaşır. Ülkemizde daha ziyade Ege, Akdeniz kıyıları, Saroz ve Çanakkale Boğazında bulunmaktadır.

Fotograf: Kenan ÖZCAN
Eski günlerde İstanbul Boğazında da çok bulunan levrek günümüzde ne yazık ki çok az miktarlarda ve kısıtlı bir zamanda İstanbul'da av vermektedir.

Beslenmesi ve Yemleri:
Hemen hemen yiyebileceği boydaki her balık levreğin avı olur. Kefal, istavrit, kalamar, sübye, zargana, yılanbalığı, sardalya, hamsi, karides, gümüş balığının canlısı, ölüsü ve filetosu levrek için yem olabilir.

  • Avcılığı:
a)Ağırlıklı Savurma Olta:
Genellikle kıyıdan yapılır. 0.70 nolu misinaya 2-3 cm lik bir fırdöndü bağlanır. Fırdöndünün diğer ucuna da bir kulaç 0.50 misina bağlanıp, misinanın boşta kalan ucuna aynı büyüklükte başka bir fırdöndü bağlanır. Fırdöndüyü bağlamadan önce misinaya 100 gramlık delikli yaka kurşunu takılır. Fırdöndüden sonra 50 cm boyunda 0.50 no misina bağlanır. Misinanın ucuna 2315, 2300 veya 2369 model , bölge balığının iriliğine göre 7-11 numara arası iğne bağlanır. Misina kalınlıkları avlanacak balığın boyuna göre inceltilip kalınlaştırılabilir. İğneye yemler bölümünde tarif ettiğimiz şekilde canlı yem takılır. Ölü yem kullanılabilirse de canlı yem en iyi sonucu verir.

Ölü yem zeminde duracağından yengeç, yılanbalığı ve deniz çiyanları hareketsiz yemi kolaylıkla parçalayabilirler. Ayrıca yaralı, aksak hareketli yem levreğin daha çok dikkatini çekeceğinden canlı yem daha verimli olacaktır.
Avlanılan yer elverişli ise bu takımdan birkaç tane yapıp değişik yerlere atılabilir. Takımlar denize atıldıktan sonra, bir çubuk dikerek misinalar çubuklar üzerine açılan yarıklara takılır, mümkünse misinalara birer zil takılır.
Balık yemle ilgilendiğinde acele etmeden balığın yemi tam yutmasını beklemek gerekir. Yemi yutan balık zaten takımı sürüklemeye başlayacaktır. O zaman misinayı yakalayıp bir tasma atarak iğnenin ağıza oturması sağlanır. Yakalanan balık yora yora kıyıya kadar çekilip kepçe ile alınmalıdır.
Balığı iğneden çıkarırken, öncelikle sırt yüzgeçlerindeki ve galsamasındaki iğnelere dikkat etmek gerekir. Karnı avucumuzun içine gelecek şekilde galsemaların altta birleştiği noktada tutup, kargaburun yardımı ile iğne çıkartılır.
b) Şamandıralı Savurma Olta:


Şekil 1 de görüldüğü gibi takım hazırlanır. İğneler 1138 veya 1253A model 3/0 ile 6/0 arası seçilir. Kullanılan misina kalınlıkları ve iğne ölçüleri avın büyüklüğüne göre küçültülebilir. Bu takım daha ziyade akıntılı sularda tatlı suların denize döküldüğü yerlerde kullanılır. Takım atıldıktan sonra salınarak ve çekilerek takımın gezmesi sağlanır. Canlı yem takılması verimi arttırır.
Şekil-1
Şamandıralı savurma olta
Şekil-2
Bırakma olta

c) Bırakma Olta:

Kullanılan malzemelerin numaraları yine aynıdır. Bu takıma beden bağlanmaz;Şekil-2 takim kendi halinde serbest bırakılır. Kullanılan şamandıra diğer takımın şamandırası gibi küçük balon şamadıra değil, büyük şamandıra yada 2 litrelik pet şişe veya plastik bidon seçilmelidir. Bu takımla av gezici olduğu için tekne ile yapılır. Hafif akıntılı sulara bu takımdan kontrol edilebilecek sayıda bırakılır. Tekne takip edilebilecek mesafeye alınıp şmandıralar takip edilir.Balık yakalandığı zaman oltanın yanına gidip balık alınır ve olta tekrar yemlenir.
d) Ağırlıklı Bırakma Olta:

Bu takıma da beden bağlanmaz. Bu takım da akıntılı sularda kullanılır. Av bölgesine birden fazla takım bırakılır. Takım sabit olduğu için yüzerek veya tekne ile kullanılabilir. Av yerine göre köstek, bedene istenilen noktadan bağlanabilir.



e) Kıyıdan Yapma Yemler Kullanılarak:
Makaralı kamış ve değişik tipte yapay yemler kullanılarak atıp çekme yöntemiyle yapılır. Silikon yapay balıklar, metal kaşıklar ya da ülkemizde Rapala adı ile bilinen yapay yemler kullanılabilir.
Metal kaşık ya da silikon yemler ile avlanılacaksa misinanın ucuna klipsli fırdöndü bağlanır. Kullanılacak kaşık da klipse takılır. Rapala türündeki yemler ise fırdöndü kullanmadan direkt olarak misinaya bağlanmalıdır. Rapalanın misinaya bağlantısı, düğümler sayfasında anlatılan rapala düğümü ile yapılmalıdır.
Uygun bir kıyıdan kamış ile savrulup yavaş yavaş çekilerek av yapılır.Bu takımda kullanılan misinanın kalınlığı ne kadar ince olursa yem o kadar uzağa atılabilir.

f) Sırtı Çekerek: Tekne ile yapılabilir.
Ege, Akdeniz ve Çanakkale boğazında çok kullanılan bir yöntemdir. 0.50 bedene, avlanılacak suların akıntı durumu ve derinliğne göre 30-75 gram arası bir delikli kurşun takıldıktan sonra 2-3 cm?lik bir fırdöndü takılır. Fırdöndüden sonra yaklaşık 5 kulaç uzunluğunda 0.25 -0.30 arası kaliteli bir misinadan ek beden takılır. Ek bedenin ucuna ise hafif bir metal kaşık ya da silikon balık takılır. Eğer rapala türünde bir yem kullanılacaksa ya da çok sığ sularda avlanılacaksa kurşun kullanılmaz.
Tekne ile ağır yollu ve sessizce kıyılar takip edilirken, yem suya bırakılıp misina 15-20 kulaç kadar salıverilir. Ağır yollu olarak gidilirken misina elde tutularak av yapılır. Balık vurduğu anda olta yavaş yavaş toplanıp balık alınır.

g) Levrek Çaparisi:
Çapariye geldiği dönem ve yerlerde kullanılır. Burada çapari yapımı ayrıntılı olarak anlatılmayacaktır. Ancak kullanılan çaparinin genel özelliklerini özetlemekte yarar görüyoruz. Çaparinin bedeni 0.60 lık sarı veya yeşil misinadan, köstekler ise 25-35 cm uzunlukta 0.40 misinadan yapılmalıdır. Levrek çaparisinin iğneleri 1251C, 90213 model iğnelein 6/0 - 7/0 boyları veya 900,2315 model iğnelerin 5/0 - 6/0 boyları olarak seçilir. Kırmızı horozzun boyun tüylerinden 5 veya kına ile boyanmış kazın boyun tüylerinden 3 adet tüy kullanılır.

h) Levrek Paraketesi:
Levreğin dolaştığı bilinen alanlara, taşlık, otluk bölgelerin arasındaki kumsal boşluklara bırakılır. Tekneden atılabildiği gibi kıyıdan suya girerek de sığ sulara atılabilir. Beden 100 no misinadan kollar 0.50 misinadan yapılır. Kol boyları yarım kulaç, kol arası mesafeler iki kulaç yapılır. Levrek ağzı geniş bir yapıya sahip olduğu için geniş dirsekli galvaniz iğneler kullanılmalıdır. 1138 veya 1140 kalite 2/0 ? 4/0 iğne yada benzerlerini kullanabilirsiniz. İğne adedini en fazla 20 olarak yapmanızda fayda vardır. Levrek paraketesinde canlı yem birinci tercih olmalıdır. Kefal, izmarit, karides, sübye, kalamar, iskorpit, gelincik, kaya balığı ile yılanbalığı ve zargana yavruları yem olarak kullanılır. Eğer bu balıkları canlı olarak kullanabilirsek ve yer seçimini doğru yapabilirsek iyi bir netice almamız kesindir.
Canlı yem birkaç şekilde takılabilir.
1- Dudakları sağlam balıklarda iğne önce alt dudağından sonra üst dudağından saplanarak ucu dışarı çıkınca bırakılır.
2- İğne balığın sırt yüzgecinin hemen altından batırılıp diğer taraftan çıkarılır, sonra biraz çekilip galsamasından sokulup ağzından çıkarılıp bırakılır.
3- İğne sadece sırt yüzgeci altından saplanıp ucu diğer taraftan çıkarılıp bırakılır.
4- İğne galsamasından sokulup üst yada alt dudağına sağlanarak ucu dışarıda bırakılır.

Ölü yemler ise iğne gözükmeyecek şekilde diker gibi dikkatlice takılmalıdır.



  • ZARGANA

Av Dönemi:
Zargana avı 1 Nisan...1 Temmuz arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5 kg balık avlanmasına izin verilir.

Tanımı:
Latince adı :
İngilizce adı:

Tanıyalım
Uzun gaga şeklinde bir ağız yapısına ve ince sık dişlere sahiptir.

Nerelerde Bulunur:

Su yüzünde yemlenir. Sardalya, kolyoz,aterina ve hamsi gibi balıklarla beslenir. Saldırgan bir yapıya sahip olduğu için gücünün yettiği her balığa saldırmaktan çekinmez.

Ayrıca hemen hemen her türlü balığın avlanılmasında yem olarak kullanılır. Sahile yakın bölgelerde devriye gezer, tatlı suların denize döküldüğü yerleri çok sever 1.5 metre boyuna kadar büyüyebilir.

İstanbul boğazından başlayıp Ege denizinin Akdenizle buluştuğu bölgeye kadar her kıyı şeridinde bulunur. Havaların sogumaya başlamasıyla beraber kıyıya iyice yaklaşır.
( Eylül ayı )
Sırtı çekerek yapma yemlerle avlanabildiği gibi tabii yemlerle gezici olta takımları ile kamışlı takımlarla sahilden atıp çekme şeklinde de avı yapılır.

Kullanılan misina ince ve çekeri fazla kaliteli misina olmalıdır.

Orhun YILMAZ ( Zargana Avı DİDİM)
  • Avcılığı


A- SIRTI TAKIMI

Bedende 0.40 misina kullanılır. Beden ucuna 3/0 no klipsli fırdöndü bağlanır. 0.22 misina ucuna çift katlı kasa gözü düğümü yapılarak fırdöndünün klipsine takılıp 5 kulaç ölçülerek kesilir. Misina ucuna 1251c 6 no iğne bağlanıp bu iğneye plastik yem (Raglou 55-100mm beyaz ve şeffaf simli )
veya piyasada satılan zargana ipeği bağlanarak takım tamamlanır. Bu takım tekne arkasından çekilerek kullanılır. Tekne hızı leverek avında kullanılan 3-5 millik hızdır.takım fırdöndüden sonra 10 kulaç salınarak kullanılır.
B- KAMIŞLI SAVURMA TAKIMI

Kamışlı savurma takımı yapma yemli olarak atılıp çekilebildiği gibi iğneye yem takılarak yemli olarak da avlanabiliriz. Beden ucuna balon şamandıra bağlanır. Şamandıranın diğer deliğine halka vasıtayla klipsli fırdöndü takılır. 0.22 misina 80 cm kesilerek bir ucuna çift katlı kasa gözü düğümü atılarak klipse takılır misinanın diğer ucuna da 1251 6 no iğne bağlanarak
takım tamamlanır. Bu takıma plastik yem takılırsa atıp çekerek, tabi yem takılırsa akıntıya bırakılarak avlanılır.








  • KEFAL







Tanıyalım:
Kefaller dişli balıkların en sevdiği av olduklar için tedirgin ve dikkatli balıklardır.

Nerelerde bulunur:
Sığ sularda kıyı boyunca dere ve nehir ağızlarında ve hatta içerilere girip gezerler. Parçalanmış yemler , küçük karidesler, teke, ekmek gibi yiyeceklerle beslenirler. Dolaşmaları devamlı olur,belirli bir yaşam bölgeleri olmadığı için avlandığımız bölgede tutabilmek için bölge yem olarak kullandığımız balıkların parçalarıyla veya ekmek gibi yiyeceklerle yemlenebilir. Ekmek ,sardalye,kolyoz veya garos kefal için kullanabileceğimiz en iyi yemlerdir. Kefal avı genellikle kıyıdan yapıldığı için balığı ürkütecek ses ve görüntü vermemek gerekir.

  • Avcılığı


a- YÜZEY SARMASI (KIBRIS) İLE KEFAL AVI

Bu balığın yemlenmesi, hem de yakalanması amacını güder. Piyasada satılan 2 m kadar çapında mantar yada poliüratandan yapılan ortasından tel geçirilerek halka yapılmış şamandıralar kullanılır. Halkanın birine beden bağlamak amacıyla fırdöndü takılır ve buna beden bağlanır. Diğer halkaya 0.20 köstek misinası bağlanır. Bağlantı noktasından 5 cm sonra 1251-1522-1523 7-9 no arası iğneler sıra ile direk kolsuz olarak kösteğe 4 cm ara ile bağlanır. İğne adedi 10 yada 15 olmalıdır. İğneleri kösteğe bağlama MİSİNAYA İĞNE BAĞLAMA kısmında gösterildiği gibi yapılır. Takım hazırlandıktan sonra ekmeğin kabuk kısmından şamandıranın boyu kadar etrafını saracak büyüklükte kesilerek şamandıranın etrafına sarılır. Alttan sarkan iğneli kösteğin en sonundaki iğneden tutularak ekmeğin üzerinden dolanarak sarılıp son iğne şamandıraya sıkıca saplanır. Ekmeğin dağılmaması için takımı çevirerek değil savurarak atmak gerekir. Deniz çırpıntılı yada akıntılıysa bedene kurşun takılarak sürüklenmemesi sağlanmalıdır. Kurşun ile mantar arasındaki mesafe takımın kullanılacağı derinlikten 50 cm kadar fazla olmalıdır. Bunu ayarlamak için takımı yemlemeden atarak su derinliği ölçülüp sonra yemlemek gerekir.
Biraz daha ustalaştıktan sonra kurşun ile mantar arasına birkaç tane daha iğne bağlanarak dip ve orta sularda gezen balıklarında yakalanma şansı arttırılır. Aynı zamanda dip ve orta sularda gezen balığın bu yemleri takip ederek su yüzünde bulunan esas olta kısmına yönelmesini sağlamış oluruz. Kullanılan kurşun ağırlığı sürüklenmeyi önleyecek ağırlıkta seçilmelidir..

b- ŞAMANDIRALI SARKITMA OLTA İLE KEFAL AVI

İki delikli balon şamandıranın bir tarafına fırdöndü vasıtasıyla beden bağlanır, diğer deliğine 1 m boyunda köstek bağlanır. Şamandıradan 20 cm. sonra 15 cm. aralıkla 10 cm. boyunda iğneli üç adet kol bağlanır. Kösteğin en sonuna da bir iğne bağlanarak takım tamamlanır. Bu takımda kullanılan iğne ve misina ebatları diğer kefal takımındakilerle aynıdır. Kefal avında genellikle ekmek kullanılır. İğneye ekmek içini takarken ekmeği sıkmadan pamuk şeklinde takmalı, taktıktan sonra da iğne palasından sıkılarak ekmeğin düşmemesi sağlanmalıdır. Ekmeğin boyutu iğneyi örtecek büyüklükte olması yeterlidir. Bu takıma teke, karides veya yaprak yem takılırsa melanur olan bölgelerde melanur takımı olarak da kullanabiliriz.

Kefal kıyıya yakın yerlerde bulunduğu için avcılığı genellikle kıyı avcılığı olarak yapılır. Serbest bırakılan takımın yüzen insanların bulunduğu bölgelerde kayması ve insanlara zarar vermesi mümkündür. Dikkat edilmesinde fayda vardır. Bu yüzden yaralanan ve 15 seneyi iple çeken balıkçı arkadaşım Naci Toktaş'a selam olsun!

c- MAKARASIZ KAMIŞLI SARKITMA OLTA İLE KEFAL AVI

Bu tip kamışlar tatlı su ağızlarındaki göletlerde tatlı suların durgun kısımlarında kullanılır. Bunun için 6 m boyundaki teleskopik kamışlar kullanılır. Köstek ve bedenin toplam boyu en fazla kamış boyu kadar olmalıdır. Kamış boyu kadar kesilen misina kamış ucuna bağlanır. Misinanın diğer ucuna da 3-4 no üçlü iğne bağlanır. Üçlü iğneden kamışa doğru 15 cm sonrasından başlanarak 15 cm aralıklarla 10cm boyunda üç adet iğneli kol bağlanır. Son koldan 50 cm sonra misina kesilerek araya 3/0 fırdöndü bağlanarak takım tamamlanır. Sıra şamandıraya takmaya gelmiştir . bu takımda dıştan takılabilen renkli çubuklu şamandıralar kullanılırsa estetik açıdan daha güzel olacaktır. Hazırlanan takım yemlenmeden suya indirilir üçlü iğne dipten 50 cm yukarıda kalacak şekilde şamandıra takılır. Sonra takım yemlenerek suya yavaşça bırakılıp suyun değişik kademelerinde bekletilerek avlanılmaya devam edilir. Balığın yeme vurduğu nokta belirlenerek şamandıra buraya kaydırılır. Takımın devamlı aynı seviyede kalmasına dikkat edilerek avlanmaya devam edilir . balık yemi yedi ve yakalandığı zaman etrafında balık olduğunun hissedildiği durmalarda takım çırpılarak çekilir, etrafta dolaşan balıklar varsa üçlü kanca ile yakalama şansı aranır.



© Copyright 2002 RASTGELE-DER

Bu sayfalar en iyi Explorer 1024 x 800 çözünürlükte izlenebilir

Sayfa tasarim: Orhan YILMAZ