Deniz Balıkçılığı

 
 











AV TEKNİKLERİ 


"Amatör olta balıkçılığı ve balık tutma teknikleri"
adlı kitabındaki bilgileri kullanmamamıza izin verdiği için
sayın Haluk Deniz ÖKSÜZ'e teşekkür ederiz.
Çizim ve grafikler: Orhan YILMAZ

Fotoğraf Kutsiye BEŞİROĞLU
Amasra


  • LÜFER 


Latince :Pomatomus saltatrix
İngilizce:Bluefish

Av Dönemi: Lüfer avı 1 Nisan...31 Ağustos arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5 kg balık avlanmasına izin verilir.  Avlanmasına izin verilen asgari boy 14 cm dir.

Tanımı:
Boğaz sularının sultanı,efendisi diye tanımlanan gezici balıklardan olan Lüfer Karadeniz'le Ege denizi arasında dolaşır, büyümesinin aşamalarında, aşağıda tabloda gösterilen değişik isimler alır.
Ustura gibi keskin dişlere sahip olan lüfer, Hemcinsleri dahil hemen her türlü balığa saldırır, parçalar ve yer. Lüfer sonbahar-kış aylarında en lezzetli ve olgun devrini yaşar. Yaz ortalarından sonbahara kadar da kışlamaya geçerler.
Yumurta bırakmak için (Üremeleri bahar sonu ile yaz başıdır. Kademeli olarak 60-80.000 yumurta verir) yaz aylarında Ege'den Marmara'ya ve oradan da Karadeniz'e çıkan lüfer sürüleri eylül ortasından itibaren çeşitli planktonlarla beslenip iyice yağlanmış olarak, Palamutların ardından Eylül sonuna doğru Boğaz'a , Marmara'ya, Çanakkale Boğazı'na oradan da Ege'ye inerler. Boğaz'da ve Marmara'da uzun süre kalıp av verir. Ilık suların 10 ila 200 m. derinliklerinde yaşar. Etinin lezzetiyle ekonomik değeri çok yüksek olan bir balıktır.
 

Tuncay Uyanık ( Boğaz'da Lüfer Avı)
Nerelerde tutulur:
Lüfer Gezici bir balık olduğu için İstanbul Boğazı, Marmara ve Çanakkale boğazında pek çok yerde yakalanabilmektedir. 
Boğaz'da ;Anadolu ve Rumeli fenerleri önünden hemen hemen tüm boğaz kıyıları, Kandilli, Çengelköy, Kanlıca, İstinye, Yeniköy, Bebek,Küçüksu,Ortaköy, Beşiktaş, Kabataş arasındaki bölge, Sarayburnu ve Yenikapı hâlâ kıyıdan verimli avlar yapılabilecek yerlerdir.
Çanakkale'de; Kepez iskelesi Barut iskelesi, Büyük motor iskelesi, Seddülbahir,Kilitbahir av yapılabilecek yerlerdir.
Yemler:
Lüfer hem cinsleri dahil her türlü balığa saldırır. O nedenle en iyi lüfer yemi canlı yemdir.Baş yemi izmarit ve zargana olup, istavrit, sardalya, hamsi, kolyoz, kupes,kocagöz'de kullanılır .
Av Zamanı:
Gün içinde de avlanmasına rağmen ; Aksam üstü güneş batımından gece 01.00 e ve Sabah güneş doğmaya yakın  Lüfer avı için en ideal zamanlardır.
Avcılığı: Yandaki şekildeki gibi olta takımı hazırlanır. Hırsız iğne, kaliteli eğilmeyen 1 no yada sırayla 1/0 , 2/0 tercih edilmelidir.
İğneye yemi takarken ( canlı yada cansız) İğne balığın  üst yüzgecin arka kısmından batırılıp yine üst yüzgecin ön kısmından çıkaratılmak suretiyle yemin havada asılı durması sağlanır. Oltaya ilk vuran balıktan sonra av seviyesini belirlemek için genellikle misinaya düğüm atılır.
Hırsız iğneye başka bir balık (tercihen canlı) kuyruk kısmından takılarak yemin hareketli olması sağlanır.


  • KARAGÖZ
Av Dönemi: Karagöz avı 1 Nisan...31 Temmuz arasında yasak olup bu dönem dışında günde en fazla 5 kg balık avlanmasına izin verilir.  Avlanmasına izin verilen asgari boy 15 cm dir.

Tanımı:
Latince adı : Diplodus Vulgaris
İngilizce adı: Bream

Nerelerde Bulunur: 

Karagöz, taşlık kayalık yerlerde, su altı adacıklarının etrafında, burun çevrelerinde, akıntıların kesişme noktalarında bulunur. Avcılığı sabah saatleri ve akşam gün batımına 4 saat kala başlar. Denizin hareketine ve ayın durumuna göre sabaha kadar sürer. Ayın parlak olduğu gecelerde su yüzüne kadar çıktıkları görülür. Ülkemizde Ege Denizi, Akdeniz ve Çanakkale Boğazında çok bol av vermektedir.
Beslenmesi ve Yemleri:
Sardalya, karides, kurt, sülünes, teke başlıca yemleridir. Yemi bir görüşte kapma gibi bir davranış sergilemez. Dikkatlice inceledikten sonra, ağız yapısının küçük olmasının da etkisiyle, kısa ve sert vuruşlarla yemi diklemeye başlar. İki üç vuruştan sonra yemi aniden kapar. Bunun için olta her vuruş sonrasında çekiştirilmemeli, balık ürkütülmemelidir. Takımda sert vuruşlar ve bir çekme hisedildiğinde kısa bir tasma atıp olta boşluk vermeden çekilmelidir. 
Karagöz hırçın bir balıktır. Yakalandığında sert kafa vuruşları yapar. Orta sularda darbeler azalmakla birlikte tekneyi gördüğünde tekrar direnmeye başlar. Takıma güveniliyorsa hiç bekletmeden tek hamlede tekneye alınır. Oltaya iri bir karagöz geldiğinde, sert kafa vuruşlarında misina elimizden hafif hafif kayacak şekilde tutulmalıdır. Eğer balık sabit kafa darbeleriyle geliyorsa riskli bir durum yoktur; su yüzüne geldiğinde kepçe ile ya da bir hamlede tekneye alınır. Usta balıkçı balığın kafa darbelerine konsantre olur, balığın su üstündeki fişeklemesinden hemen önceki anda balığın direnmesine fırsat vermeden tek hamle ile içeri alır. 

Avcılığı:
 

Sabit Ağırlıklı Takım:
Beden 0.40 köstek
ve kollar 0.25 misinadan yapılır. Beden ucuna 2 cm fırdöndü bağlanır. Fırdöndünün diğer
ucunakasa gözü düğümü vasıtasıyla köstek eklenir.  Fırdöndüden 25 cm. sonra öksüz bağıyla yapılmış 15 cm. boyunda kol yapılır, ucuna 1251C-1523D  4-8 no iğne bağlanır. Kol boyu net 15 cm. olacak 
şekilde iğne bağlama payı hesap edilmelidir. Yapılan  koldan sonra 15 cm. aralıklarla iki kol daha yapılır. 
Üçüncü koldan 25 cm. sonra 25 cm.'lik bir kol daha  yapılıp hemen kol dibine kurşun takmak için kasa gözü düğümü yapılır. Böylece dört kollu takımız hazırlanmış olur. 
Takım öksüz bağı ile değil de ekleme kol ile yapılacak ise köstek iki ucuna kasagözü düğümü atılmış 90 cm olarak hazırlanır. Kasagözünün biri fırdöndüye, diğeri kurşuna takılır. Hazırlanan kollar kurşun dibinden başlayarak kolboyundan 5 cm uzun aralıklarla bağlanır.
Hareketli Ağırlıklı Takım : Bu takımda akıntılı sular içindir. Kurşunlar yere değmeyip askıda kalacak şekilde kullanılır. Kurşun ağırlığı da suyun akış hızına göre savrulmayacak, bedeni dik tutacak ağırlıkta seçilmelidir. Yemlenen takım kurşun yere değene kadar dibe indirilip 1 m yukarı çekilir. Böylece köstek ve kolların su içinde savrularak uçması sağlanır.

Beden 0.40, köstek ve kollar 0.25 misinadan yapılır. Bedene 2 cm lik fırdöndülerden yapılmış iki fırdöndü arası mesafe 25 cm. olan ve kasa gözü düğümleri ile birbirine balanmış kolçak yapılıp bağlanır. Bu kolçağa delikli kurşun ağırlığımız takılır. Koçağın bir ucuna 0.25 köstek misinası bağlanır. 40 cm. sonra öksüz bağı ile kol yapılır; kol boyu iğne hariç 10 cm. olacak şekilde yararlanmalıdır. Birinci koldan 20 cm. sonra aynı şekilde ikinci kol yapılır ve 25 cm. mesafe bırakılarak köstek ucuna iğne bağlanır. Kullanılan iğneler 1251C-1523D  6-8 no veya benzeri olarak kullanılır.
Takım dibe indirilirken kösteğin bedene dolaşmaması için yavaşça kontrollu indirilmesi gerekir. Balık orta suda veya dibe yakın yerde yeme vurabilir. Bu derinlik beden üzerinde işaretlenerek ya da bede boyu o derinlik kadar açılarak takım her seferinde bu derinliğe indirilir. Bu takım ideal bir karagöz takımıysa da derin sularda hızlı hareket edilemediği için biraz sıkıcı olacaktır. 10-15 m derinliğindeki sularda sessiz olunduğu takdirde iyi netice verecektir. 
 
c) Uçurtma Olta : Akıntılı sulara uygun olup özellikle Çanakkale Boğazında çok kullanılan bir yöntemdir. Tekneden kullanılır. Beden olarak 0.40 veya 0.50 mm, ek beden ve köstekler için 0.30 mm lik misina kullanılır. İlk olarak hareketli kurşun takımı hazırlanır.

0.30 luk bir parça misinanın bir ucuna 2 cm lik bir fırdöndü, diğer ucuna akıntı ve suların durumuna göre 50-100 gr lık bir iskandil bağlanır. Bağlantılar yapıldıktan sonra bu parçanın uzunluğu 30-40 cm civarında olmalıdır. Daha sonra beden, az önce yaptığımız kurşun takımındaki fırdöndünün boş gözünden, iğneye iplik saplar gibi geçirilip ucuna bir boy büyük bir fırdöndü bağlanır. Böylece kurşun takımı fırdöndüsüyle birlikte beden misinası üzerinde kayar ama uçtaki fırdöndü nedeniyle kurtulamaz. Daha sonra bedenin ucundaki fırdöndünün boş gözüne 2-3 kulaç bir köstek ve kösteğin ucuna da 3-4 no çapraz çelik iğne takılır. İğne yemlendikten sonra akıntılı sulara doğru atılır ancak kurşun bu esnada elde tutulmalıdır.

Akıntı, yemi köstek boyunun sonuna kadar sürükleyince kurşun el ile 4-5 metre ileri doğru fırlatılır. Kurşun akıntı nedeni ile yere doğru inerken bir miktarda ileri doğru hareket eder. 
Hikmet Solak (Karagöz Avı ÇANDARLI)
Kurşun dipleyinceye kadar misinanın parmakların arasında kaymasına izin verilir ve diplediğinde boşluğu alınıp beklenir. Kurşun takımının ağırlığı vuruşları kesmediğinden balığın tüm vuruşları kolaylıkla hissedilebilir. Balık yemi aldıktan sonra hafif bir tasma atılıp oltaya boşluk vermeden toplanır. İlk olarak kurşun teknenin uygun bir yerine koyulur; daha sonra da balık tek hamlede tekneye alınır. Aksi halde her balık gelişinde kösteğin bedene ya da kurşun takımına dolaşmasına engel olunamaz.



© Copyright 2002 RASTGELE-DER

Bu sayfalar en iyi Explorer 1024 x 800 çözünürlükte izlenebilir

Sayfa tasarim: Orhan YILMAZ