|
|
Tuncay UYANIK'in balıkçı çantası
|

Atilla Besiroğlu'nun malzeme odasından (1)
Balıkçılık
tarihinde ilk makara kullanımını Thomas Barkerin "The Art of Angling"
(Olta Balıkçılığı Sanatı) adlı kitabında,1651 yılında Batıda
kullanıldığını ve 60 cm.lik bir kamışa bağlanan basit bir makaradan
ibaret olduğunu,ayrıca Oryantal resimlerde çinli balıkçıların
12.yüzyılda oltalarında makara kullandıkları betimlemelerinin var
olduğunu ve o ana kadar bilinen en eski betimlemenin İsadan sonra 1195
yılına ait olduğunu yazmıştır .
1800 lü
yıllara kadar makaralar sadece olta iplerinin basitce toplanmak için
sarıldığı bir araç olarak kullanılırken,19.yüzyıldan sonra hızlı bir
gelişme sürecine girip günümüze kadar çok gelişmiş modelleri ortaya
çıkmıştır.
Olta
makinalarının ortak özelliği,olta ipini tutma ve çekme yeteneğine
dayanır.Çalışma prensiplerine bağlı olarak,Savurma ve Sürütme makinalar
olarak iki sınıfa ayırırız.Bu iki sınıf arasındaki ayırım,makinaların
teknik olarak çalışma sistemlerindeki farklılıktır.
Savurma
Makinalar(Spinning):Bunlar bildiğimiz makina türü olup ileri-geri
hareket eden ve sarma teli vasıtası ile olta ipini dolaylı yoldan
makaraya saran makina türüdür.
Çıkrık
Makinalar(Conventional veya Level Wind):Klasik makinalar olarak bilinen
bu tip makinalar çoğunlukla sürütme tekniğindeki avlanmalarda
kullanılıp, günümüzdeki gelişmiş modelleri sayesinde ağırlıklı olarakta
büyük avlar için tercih edilen makina türüdür.Çalışma
prensibi,makaranın olta ipini bir mil üstünde kendi ekseninde dönerek
doğrudan sarmasıdır.
Her iki
sınıfında avlanma şartlarına göre bir çok ortak ve farklı teknik
özelliğe sahip olanları yine aynı sınıflandırma içinde ayrıca
değerlendirilir.
Makina
seçiminde ilk bakılması gereken teknik veriler,avlanma
konumu(yer)ve tekniği düşünülerek yapılmalıdır.
1-Çekme
oranı(Makina kolunun bir tur döndürülmesi karşılığı kaç tur makaraya
sarım yapabilme yeteneği).
2-bir makaranın
kapasitesi (kaç metre olta ipi sarılabildiği).
3-Çekebildiği
ağırlık ve avın direnişi ile frenleme kolu üstünde oluşan baskının
verdiği salınım(kaloma)ayar yeteneklerinin gücü.
Bu üç temel
değerin yanında vites,bilye,gövde alaşım,elektrik
motorlu,dişli...vs.değerlerin farklılığı ayrıca extra tercih sebebi
olur.
- Vites
Devrini düşürdükce çekme kuvvet yeteneği artar,devrini yükselttikce
çekmede hız yeteneği artar.
- Hızlı
makinalar hafif avlarda, yavaş makinalar ağır avlarda kullanılır.
Yazı: Nasuhi ALBULAK
Denizlerde kullanılan
Denizlerde teknelerin arkasına kuvvetli olta kamışı ile
bağlanarak büyük balık avında kullanılır. Basit debriyaj sistemleri
vardır balığın çekme gücü fazla geldiğinde misina bırakır. Bu debriyaj
gücü istenildiği zaman değiştirilebilir. Misina sarımı sağa sola
hareketli kısım yardımıyla yapılır. Deniz suyundan etkilenmeyecek
metallerden yapılır. |
 |
 |
Tatlısuda kullanılan
Denizlerde kullanılanlardan daha basit yapıdadır. Misinayı
atarken devir yapmadığı için alabalık avında çok kullanışlıdır. Hafif
fly misinasını için idealdir. |
- Hareketli Olta makinaları:
Bu makinalar sabit makinaların aksine akarsularda, göllerde
ve deniz kıyısında çok geniş kullanım alanı bulur. Misina sarımı ileri
geri hareketiyle olur.
Makinanın üzerine gereğinden çok yada az misina
sarılmamalıdır. Az misina fırlatma esnasında sürtünmeden dolayı
dezavantaj yaratırken, çok sarılan misinada yine fırlatırken misinanın
burulmasıyla dağılıp dolaşabilir.
Aşağıda; doğru yanlış misina sarımları görülmektedir.
|
 |
Makina seçim
Makinalar; balığın cinsine, kullanma amaç ve özelliklerine
göre değişir. Örneğin alabalık için hafif, misina sarma kafası küçük
makina seçilirken. Turna, levrek için biraz daha büyük Sazan ve deniz
balıkları için en büyük olanlar seçilir.
Basitce anlatmak gerekirse; makinaların üzerinde yazan
misina sarım metreleri size ipucu verir. Örneğin 0.20 - 100 mt yazan
bir makina alabalık avı, 0,30 - 100 mt yazan turna, levrek 0.50 - 100
yazan makina sazan & deniz balığı avında kullanılır. Kısacası
makinanın üzerinde yazan, 100 mt karşılığı misina kapasitesi
yakalayacağınız balığa göre makina seçmenizde yardımcı olacaktır.
- Hareketli olta makinalarının kullanımı:
|
|
1-Misina sağ elin işaret parmağı
ile kamışa bastırılırken,sol ellede
makinanın mandalı açılır. |
2-Yem savrulurken, misinayı
tutan parmak serbest
bırakılır. |
 |
 |
3-Yem fırlatıldıktan sonra kamış
yere paralel hale getirilir. |
4-Sol elle makinanın kolu
çevrilir, mandal kapanır. |

Kamışlar bambu, cam elyaf yada grafit�ten yapılır. Doğal
bambu kamışların yerini son yıllarda içi boş elyaf kamışlar ve dolgu
grafit kamışlar almıştır.
Kamışlar genel olarak üç çeşittir. Cam elyaftan yapılmış iç
içe geçmiş parçalardan oluşan teleskopik kamışlar, Grafitten yapılmış
iki yada üç ayrı parçadan oluşan biribirine takılan kamışlar ve boyları
5 mt�den başlayıp 8 mt ye kadar olan birbirine geçme, ancak üzerinde
misinaların geçtiği kılavuz halkaların olmadığı kamışlar.
Teleskopik kamışların taşıma kolaylığı varken iç içe geçen
parça kamışlar daha esnek olur uzun kamışlar sazlık yada kayalık
bölgelerde çok kullanışlıdır.

Atilla Besiroğlu'nun malzeme odasından (2)
Kamışlarda sınıflandırılma:
Avcı kamışların hareket (Aksiyon),buna bağlı olarak da çeker
ve atar yeteneğindeki gr./kg. kapasitesine göre yapılır;Bir olta
kamışının aksiyon yeteneği o kamışın tam boy uzunluğuna göre eğilmeye
başladığı ilk nokta olarak kabul edilir ve güçlerini bu noktadan
alırlar.Olta kamışlarındaki çeker değerleri üreticileri tarafından ürün
bilgisi içinde verilip avcı kamışın taşıma gücünü belirtir.Olta
kamışlarındaki Atar değerlerindeki hesaplamada Luxor metodu ile yapılıp
bir olta kamışının taşıma gücünün 1/50 si kadardır.Aksiyon değerleri
bazı modellerde,çok yavaş,yavaş,orta, hızlı ve çok hızlı,bazı
modellerde de bu değerler gr./kg. cinsinden belirtilerek verilir.Olta
kamışlarının test değerlerini hangi kıstasa göre yapılacağı
konusunda,olta kamışı kullanan çoğu kişinin bu teknik kavramların
eş Türkce kelime anlam karşılıklarını yorumlarken genellikle
kafalarını karıştırdığını ve amaca uygun doğru seçim yapamadıklarını
çoğu zaman görebiliyoruz.Çok yavaş(az gramlı) ile çok hızlı(ağır
gramlı) değerler arasındaki farkı basitce şu şekilde izah edersek
sanırım daha kolay anlayabiliriz;Çok hızlı değerin (fast)anlamı,balık
geldiği zaman onu hızlı fark etme yeteneğine sahip olmasıdır.Dolayısı
ile de çeker değerinin düşük,kolay eğilebilen,ince,hassas türler olup
küçük avlar için kullanılırlar.ve savurma tekniği için tercih edilir
Yavaş (slow-heavy)değerin anlamıda;Tam tersi,büyük avların
direnci karşısında yavaş yavaş bükülen ve çeker değeri yüksek ağır
kamışlardır. Birde şöyle açıklayalım; Hızlı(fast) kamışlar uctan
bükülerek açı verirler ve üzerlerine binen kuvvetin yaptığı basınç uç
kısımda oluşur,kamışların uç kısımlarıda elcek (sap) yerine yakın olan
kısımından daha ince olduğu için kuvvet basıncını karşılayan ilk nokta
zayıftır.Yavaş veya ağır kamışlar(Slow-heavy)da kuvvet basıncının
etki ettiği bükülme noktası elcek yerine yakın olan kalın kısıma
kadar ulaşarak etki alanını(Aksiyonu)daha geniş bir açıyla karşılar
dolayısı ile basınç kuvveti buradaki dayanıklı kalın kısımda gücünü
sonlandırarak kuvvetin buraya binmesini sağlar.Ağır av türleri için
tercih edilir.Kamışların temel davranış özelliklerine göre aradaki
sınıflandırma farkını basitce izah edip örnekledikten sonra;Fiziksel
teknik yapıları,av türü,av tekniği,av takımı ve avlanmak için bulunulan
ortam(yer)şartları göz önüne alınarak avcı doğru bir kamışın seçimi
yapılır.
Olta Kamışlarında Doğru Tutuş Açısı: (Angler)
Bir olta kamışını doğru tutma açısı (Angler) aksiyona
(Bükülme hareketine)artı veya eksi kuvvet değeri katar.Yer çekimi
merkezine doksan derece dikine tutulan bir olta kamışına
ikiyüzyetmiş dereceden asılan bir avın mukavemet gücünün etki
ettiği kuvvetin çoğunluğu kamışın üzerinde toplanır ve kamışın taşıma
kapasitesi asılan güçten az ise kamış kırılır.Aynı kamışı tutuş açımız
kırkbeş dereceden aşağı olduğu zaman ve avında asılma kuvvetinin
üçyüzonbeş derecenin altından geldiği zaman etki eden kuvvet olta
kamışı,olta ipi ve makina üzerinde eşit oranda dağılacağı için,olta
kamışının taşıma kapasitesinden biraz daha fazla direnç
gösterebileceğini söyleyebiliriz.Eğer olta kamışını avın direnci ile
aynı doğrultuda tutarsak kamışın direnci ortadan kaldırılmış kuvvet
tammamen olta ipi ile makinanın üstünde yoğunlaştırılmış olur kamışın
kırılması önlenerek avdaki başarısı olta ipi ile makinanın mukavemet
yeteneği ile başbaşa kalır.Açıların etkileride bu şekilde izah
edildikten sonra olta kamışı,olta ipi ve makina kombinasyonu
oluşturulur.Tutuş açısı en az 30,en fazla 45 derece arasında olmalıdır. |
Tekne
arkasında kamışın tutulması
Nasuhi
ALBULAK
|
Batı ülkelerinde bu spora Angler denme sebeblerinden biride
budur.
kamış secimi:
Avlayacağınız balığın cinsine göre kamış seçmelisiniz. Tatlı
sularda avlanırken alabalık ve kefal için esnekliği fazla ince kamışlar
kullanılır. Turna levrek için esnekliği biraz daha fazla sazan için
daha sert kamışlar kullanılır. Sazan avı için kullandığınız kamışı
deniz balıkları içinde kullanabilirsiniz.
Kamış seçiminde boy önemlidir. Bot, kayık yada sağı solu
ağaçlarla kaplı derede avlanırken 1.80 den daha küçük kamışlar
seçilirken kıyıdan yapılan avlarda kamış boyu 1.80 den başlayıp 3.00
mt. lere kadar uzar.
İdeal bir kamışın üzerinde olması gereken bilgiler;
Lange: 2.60 m W.G: 30-60 g. Aktion 3.5
(Uzunluk ;2.60 m Ağırlık ;W.G.30-60 g Aksiyon 3.5)
rakamlar örnek olarak yazılmıştır; bu değerleri taşıyan
kamış Tatlısuda Levrek ve Turna avı için idealdir.
Kamış seçerken üzerinde yazan ağırlık aralığı, sizin
avlayacağınız balığa atacağınız yem ağırlığıyla ipucu verebilir. Bu
ağırlık aralıkların hemen yanında kamışların esneme payları da
yazar.
Örneğin turna avında kullanmak istediğiniz yemlerin ağırlığı
15 ila 60 gram arasında değişir. Siz turna avı için üzerinde G: 20 � 50
g. Yazan boyu (lange) 2.00 - 2.20 civarında kamış alırsanız iyi bir
ssseçim yapmış olursunuz.
Eğer alabalık avlayacaksanız G: 5 - 20 g. Boyu (lange)1.80 -
2.00 m. Sazan avlayacaksanız G: 50 - 100 g boy (lange) 2.60 m
Yada denizde kıyıdan avlanacaksanız. G: 100 - 200 g. Boy (lange) 3.00 m
Yazan kamışlar uygun olacaktır.
Üzerinde G: 20 - 50 g. yazan kamışınızla, ağırlığı 100
gr. Olan iskandil (kurşun) bağlı yemli takımınızı savurmak isterseniz
kamış kırılabilir. Yada üzerinde G: 100 - 200 g. Yazılı kamışla 20 - 30
gr.lık yemi istediğiniz uzaklığa atamazsınız.
Esneme payları ne kadar fazla ise yeminizi daha uzağa
atarsınız ancak ağır bir yemi çok fazla esneyen bir kamışlarda uzağa
atacağınızı düşünmeyin kamış kırabilir.
Bütün bu orantılar hesaplanıp kamışın üzerine yazılmıştır.
Sonuç olarak ağırlığı az olan yemler için esnek kamışlar. Ağırlığı
fazla olan yemler için boyu uzun esnekliği daha az olan kamışlar
kullanılır
Avcı kamış tipleri:
Tek parça olta kamışları;Adındanda anlaşılacağı üzere
tek parça olan kamışlardır.Çoğunlukla ağır avlar için
üretilir,çekme kapasiteleri yüksek ve boyları kısadır.
Çok parçalı olta kamışları;Bunlar iki veya daha
fazla parçalı kamışlar olup,çoğunlukla orta veya hafif avlar için
kullanılırlar.Savurma tekniğinde mesafe performansı için
genellikle orta ağırlıklı kamışlar tercih edilir.
Teleskopik olta kamışları;Diğer kamışların bütün
özelliklerini taşıyan modelleri var olmakla birlikte,tek farkı İçiçe
geçebilen,,taşınması ve kullanımı kolay kamışlardır.
Olta kamışları;Bambu,fiber,grafit(fiber
carbon),boron,Kevlar gibi materyallerden imal edilen konik
çubuklardır.
Olta kamışını oluşturan parçalar:
Kamış Halkaları(klavuz);Avcı kamışlarda klavuz çok önemli
bir faktördür.Misinanın geçtiği klavuz halka çap
büyüklüğü,bunların birbirine ve olta makinasına olan mesafe aralığı
vede kalitesi olta kamışı seçiminde önemli bir başka faktördür.Yukarıda
bahsettiğimiz avcı kamışları fiziksel teknik yapılarına,av türüne,av
tekniğine,av takımına ve avlanmak için bulunulan
ortam(yer)şartlarına göre klavuzların(halka veya makaralar) da
seçimi bu bakımdan önemlidir.Kısaca şu örnekleri verebiliriz;Olta
makinasına yakın olan bir klavuz halka fırlatma ve çekme performansını
düşürdüğü gibi olta ipinede zarar verir.Fazla adetli klavuz,misina için
sürtünme katsayısını arttırır,bu problem çok ağır avcı kamışlarda yivli
küçük makaralar(roller)kullanılarak etkisi azaltılmıştır, büyük çaplı
halka avcı kamışta savurma anında olta ipinin daha rahat
yol almasına olanak tanır, yavaş olan avcı kamışlarda küçük çaplı halka
avın kolay hissedilmesine sebeb olur.
Elcek(sap):Olta Kamışını tuttuğumuz elcek noktaları
kamış üstünde yer almakla birlikte,bazen uygulanma tekniğine göre
ikiden fazla ve farklı noktalarda yer alabiliyorlar.Bunların avcı kamış
üstündeki konumu ve kavrama rahatlığı av performansımızı artırıcı etki
gösterir.
Olta makinası yuvaları:Uygulanan av tekniği ve avcı
kamışların denge dinamiğine uygun olacak şekilde olta kamışları
üstünde makinanın yerleştirildiği yuvalardır.
Yazı: Nasuhi ALBULAK , Orhan YILMAZ
Bu bölümde kullanılan tüm fotoğraflar, RASTGELE-DER
üyelerinin malzemeleridir.

Atilla Beşiroğlu'nun malzeme odasından (3)
Yapay yemlerle avcılık, Tatlı sularda Denizlere göre daha
fazla yapılır.
Denizlerde yapay yemler: kaşık,çapari(ördek-kaz tüyünden
yapılır),zoka ve zargana avında kullanılan ipek iplik.
Tatlı sularda yapay yemler: Döner kaşık, Kaşık, Rapala,Fly
(taklit böcek), Sasi'dir.
Yem alırken en iyisini alın;
unutmayın"Yem balığı bulmaz,balık yemi bulur.�
Bu yemlerle avcılık atıp çekme şeklinde olur.
Atıp çekme: Bir oltanın ucuna takılı olan yemi, kamış yardımıyla
ileri doğru fırlatıp tekrar makinaya sarmaktır. Halen sularımızda basit
bir kasnağa sardığı misinayı kol yardımıyla ileri doğru atıp tekrar
kasnağa sararak avlanan birçok amatör bulunmaktadır.
Bu yemler Alabalık,Turna, Levrek,Yayın gibi yırtıcı balık
(predetor) avında kullanılırken, Sazan,kadife gibi, otçul balık avında
kullanılmaz.
Döner kaşıklar Denizde az kullanılırken Tatlısularda,
yırtıcı balık avında çok etkilidir. En küçüğü 0 numara en büyüğü 5
numara olan çeşitli renk ve ağırlıktadır. 0,1,2 numaralar
alabalık,kefal gibi balıklarda kullanılırken 3,4,5 numaralar
turna,levrek avında kullanılır.
İyi bir döner kaşıkta gövde etrafında dönen kanatın sağa
sola savrulmadan düzgün dönmesi gerekir.Kanat genellikle söğüt yaprağı
şeklinde yada çok hafif yayvandır. |
 |
Kanatın üzerindeki renkler ve güneş ışığıyla parlak yüzeyden
yansıyan ışık balıkların dikkatini çeker. Çekiş hızına ve gövdenin
ağırlığına göre, suyun içinde istenilen derinlikte yem gezdirilir. Çok
akıntılı sularda çok yavaş çekilirken, durgun sularda biraz daha hızlı
çekilir.
Otluk bölgelerin önlerinde ve içi sık ot ve bitkilerle kaplı
sularda avlanmak zordur, sık sık ota takılan iğne avcıya eziyet verir.
Temiz sular döner kaşıklar için çok idealdir.
Gün içerisinde havanın durumu,suyun rengine göre renk
seçimi farklılık gösterir.
Sabah saatlerinde parlak renkli yemler, Güneşin tepede
olduğu saatlerde koyu yemler. Berrak sularda göz alıcı renkler
seçilirken, bulanık sularda kırmızı tonlu yemler tercih
edilmelidir.
Kaşıklar döner kaşıkların aksine denizde çokça kullanılır.
Tatlı sulardada avlanma verim çok yüksektir. 0 numaradan başlayıp 7-8
numaraya kadar farklı boy ve renkte oval, ince, yayvan çeşitleri
vardır.
Yemek kaşığını andıranlar yalpa yaparak suda hareket
ederler. Bunları çok hızlı çekmek tercih edilmez.İnce, uzun yada
yayvanlarda çekiş hızıda genellikle yavaş olmalıdır. Buradaki amaç
kaşığa, suda yaralı yada ölmek üzere olan balık izlenimini
verdirmektir. Avcı birkaç denemeden sonra hareketi belirleyip ona
göre çekiş hızını ayarlar. |
 |
Güneş ışığında parlayan yem değişik açılarla yansıma yapıp
avcı balığın dikkatini çeker.
Kayık yada motorlu tekne arkasından belirli bir hızla
çekmek, denizde ve gölde en çok tercih edilen av şeklidir.
Yumuşak plastikten ve silikondan yapılmış. Balık boyut,
şekil ve renginde, gövdesine kurşun ağırlıklı iğne takılmış yapay
yemlerdir.
Ülkemize 1980 li yılların başında girip genellikle Tatlısu
Balık avında; Turna ve Levrek avlarken kullanırlar. Yurtdışındaki
yaygın adı sasy olup bizim dilimizede sasi olarak yerleşmiştir. Kurşun
kafa, yemi hem uzağa atmaya hemde iğnesi ile balığı yakalamaya yarar.
Kurşununuzun ağırlığına bağlı olarak yeminiz uzağa gider ancak bir anda
dipede inip, dipteki otlara ağaçlara takılabilir. O nedenle ağır kurşun
kurşun kafa kullanmamınızı öneririz. Atçek için en ideal yemlerdir
makinayı yormaz, misinayı burmaz.3 cm den 12 � 18 cm �e kadar değişik
boyda ve renkte, gerçek balıktan ayırt |
 |
edilmeyecek kalitede plastik yemler mevcuttur.
Turna avında en çok tercih edilenler balık şeklinde olup
çekerken kuyruğun sağa sola ritmik şekilde hareket ettirenlerdir.
Levrek avında ise solucan gibi gövdeden çıkan bir,iki yada dört
adet kuyrugu olan yemler tercih edilir.
| Tahta,plastik yada polimer'lerden balık biçiminde
yapılırlar.
Su yüzeyinde yada dibe ininleri vardır.
Rapalada temel prensip çekildiğinde yalpa yaparak gelmesidir.
Tek parça, iki yada üç parçadan oluşanlarıda vardır.
Dibe batmayip yüzeyde kalanlar otluk bölgelerde çok
elverişlidir.
Tatlısuda tekne arkasından çekme yaparak iri turnaların
yakalandığı çokca görülmüştür.
|
 |
 |
Şamandırayı kullanmaktaki temel amaç balığın yemlenme
durumuna göre iğneyi belirli bir mesafeye ayarlayıp yemi suda
tutmaktır. Yemi ağzına alıp gezdiren yada hafif hafif tırtıklayan balık
şamandırayı hareket ettirirken avcınında dikkatini çekmiş olur.
Şamandıralar Deniz balıkçılığında zargana avı haricinde
tercih edilmez.(Zargana avı için ağır uzağa
atılabilen ve suya batmayan ceviz büyüklüğünde lastik toplar kullanılır)
Tatlısu balık avında şamandıra çok kullanılır Balığın
cinsine,göre çok çeşitli şamandıra vardır.
Alabalık,Kefal gibi yeme temkinli yaklaşan balıklar için
ince şamandıralar kullanılırken. Sazan,Turna gibi iri balıklar için
daha tombul ve yumurta büyüklüğünde olanlar tercih edilir. |
Olta takımının ucuna takılan, balığın yakalanmasında
kullanılan özel şekillerle kıvrılmış küçük metal çengellerdir. Bunlar
tek iğneli ve 2 3 4 lü çengelidir.
 |
Bir olta iğnesi; uç, dirsek,beden,tırnak ve gözden
oluşur.
Balık iğneleri, bütün ülkelerde boyutlarına göre
numaralandırılmıştır. Ancak firmalara göre bu numaraların farklı olduğu
görülüp uluslararası standart geliştirilmiştir. Genellikle 1'den 24 e
kadar numaralandırılmış olup bu sistemde numara yükseldikçe iğne
küçülmektedir. Diğer taraftan 1'den başlayıp 1/0 . 2/0 şeklinde yapılan
numaralanmada ise numara küçüldükçe iğne büyümektedir. |
Bazı iğnelerin bedenlerinde iki tırnak bulunabilir. Bu
tırnaklar iğneye takılan yemin kayarak biraraya toplanmamasını ve
en önemlisi yemin ( solucan) sıyrılarak iğneden kurtulmasını önlemektir.
- Olta ipleri Ve Türevleri & Misina
Olta ipleri tarihi:
İnsanlık ilk çağlarda hayvanların uzun kuyruk
kıllarını,batması içinde yağ ekleyip ağırlaştırılarak yapmıştır.Emekli
profösyönel usta balıkçılardan Yeni Kapılı Yalcın (Aydan Yalçın)ın
anlatımına göre;Üç kılın veya daha fazlasının (oniki kata kadar)parmak
uçlarına geçirilerek kasa düğümünün atılmasından sonra elde sağ ve sol
sarım bükümle seyirtilerek oluşturulan bu ipler sırayla ve arka arkaya
bir sağ ve bir sol büküm eklemek suretiyle 50-60 kulaçlık bir kıl
oltanın bir haftada yapıldığı,kullanımından sonra tatlı su ile
yıkanarak açık bir şekil ve alanda asılarak kurumaya bırakılan
kıl olta iplerinin sepetler içinde naftalinli bezlerde ve kuru
ortamlarda muhafaza edildiği ifade edilmiştir.Istanbulda daha sonraki
dönemlerde Ispanyol �barsak� olta iplerinin (şekil olarak hafif
yassıdır)getirtilmesi ile Istanbulda kıl olta devri 1959-1960 larda
tamamen kapanmıştır.Sonraki dönemlerde ipek ve pamuk lifleri ile
geliştirilen olta ipleri ikinci dünya savaşından sonra naylon misinanın
keşvi ile birlikte günümüze kadar hızlı bir gelişme gösterip, günümüz
teknolojisi ile birlikte çok teknik türleride oluşmuştur.
Misinalarda asıl amacın avcı bir takım düzeneğinde doğru
kullanılmasıdır.Bu kuralın temelinde ise ince bir takıma sahip olmak
yatar.Dolayısı ile artık takımlarda kullanılan köstek,beden ve
oltaların misina değerlerini eski yazılı kaynaklardan kopya ederek
milimetrik ölçülerle ifade etmemiz,günümüz şartlarında yanıltıcı olduğu
gibi,bu temel esastanda bilmeden ve istemeden uzaklaşmamıza sebep
olur.Misina değerlerini çekerlerine göre ele almak,teknolojinin verdiği
imkanlar dahilinde av verimini arttırmak için en ince takıma sahip
olmak gerekir. bunuda yaparken hedef avın davranış ve yapı
özelliği ile birlikte ortam şartlarınıda göz önünde tutarak ihtiyacımız
olan doğru seçimi yapmalı ve takımın avcılığı en küçük değerler
seçilerek verimi arttırılmalıdır.Pahalı
olmaları;Performansları,dayanıklılıkları,av verimi,kaybedilen
takımlar...vs. göz önüne alınarak ayrıca yapılmalıdır.
Misinaları ve olta iplerini belli bir sınıflandırma içine
kolay kolay sokamayız,basit anlamda misinaları üç grupta
inceliyebiliriz ve çok teknik olanlarıda bunların içinde ayrıca ele
alabiliriz.Her avcılığın kendine has teknik verilerine sahip yüzlerce
markada onlarca çeşidi vardır.Bunların seçimi av ve ortamın özellikleri
çok yönlü ele alınarak yapılır.
1.Misina(Monofilament=Tek parça lif ):Bunlar yıllarca
kullanılan bildiğimiz klasik misinalardır ve genellikle değerleri
milimetrik olarak verilir son yıllarda çağdaş teknoloji ile yapılan
üstün özelliklere sahip değişik türleride üretilmiştir.
Klasik Misina:Ergimiş plastikten(Naylon)
şekillendirilen,bilinen misina türüdür.
Fluorocarbon:Bu misina türünü ilk olarak yirmibeş yıl
önce Japonyadaki Kureha Kimya kuruluşu bulmuş(icat etmiş)ve adınada
polyvinylidene fluoride(polymer of fluorine bonded to carbon=Polimer
yapı içine konan;Karbona fluor birleştirilmiş)demişler yine bu firmanın
misina markası olan Seaguar adı altında piyasaya sürülmüş,üretimi
normal misinalar gibi fakat çok yüksek bir teknoloji kullanılarak
kimyasal katkılarla yoğunlaştırılmış ve dış etkilere
(Güneş,tuz,asit..vs.)dayanıklı hale getirilmiştir;Buda pahalı
olmasına sebeb olmuş.Yapısındaki en büyük özellik çap ölçüsünün diğer
misinalara göre küçük olması,sağlam düğüm tutmasıdır.Normal naylon
misinalardan ayrılan farkı suyu emmemesidir;Buda yapısına giren suyun
mercek etkisi yaratarak olduğundan daha büyük gözükmesini, çarpan ışığı
ayna gibi yansıtmasını engellemiş ve bunlardan dolayı görünürlük
özelliğinide azaltmıştır.Teknik bilimsel verilere göre yansıtma (ışığın
kırılma) indeksi; Suyun 1.33,Carbon misinanın 1.37-1.42,Naylon
misinaların 1.52-1.62 dir.Hacim/kütle yoğunluğu 1.6 dır.Bunun anlamı
sudan ağır ve batar,sürtündüğü yerlerde formunu bozmaz ve dayanıklıdır.
İnsan gözüyle suyun içindeki 0.50 Naylon misina ile 0,50
Carbon misina aynı büyüklükte görülmesine rağmen,su içinde bu
misinaların bir balığın gözüyle algılanmaları,ışığı yansıtma(kırma)
özelliklerinden dolayı farklıdır.
Sonuç olarak;Suyu emmemesinden,yoğunlaştırılmış kimyasal
yapısı nedeniyle ve çap küçüklüğünden dolayı görünmez olarak
adlandırılmıştır. Düğüm tutan,dayanıklı,çekeri yüksek,esneme özelliği
diğerlerine göre daha yavaş gerçekleşen, ve bunlara bağlı olarak su
tutma (istenilen derinliğe ulaşma) yeteneği diğer türlerine göre daha
fazla olan bir misina türüdür.
2.Örgü misinalar(Multi-filament=Çoklu lifler):Adındanda
anlaşılacağı üzere örülerek ipek,pamuk,naylon,polyethylen fiberden imal
edilip,teflon ve vinil kaplama ile takviye edilmişlerdir.Kullanılan
hammaddelerine ve teknolojilerine göre özellik içerirler.Bu tip
misinalar büyük avlar için kullanılır.
Dakron:Naylon misinaların keşvinden önce kullanılan olta
ipleridir ve hala ekonomik ve sağlam olduklarından dolayı piyasada
satılıyorlar.
Sentetik fiber:Çelikten on kat daha sağlam ve ince
yapılılar.Bu çeşit olta iplerini ilk olarak Spectra patenti ile tanıdık.
3.Çelik teller:Adındanda anlaşılacağı üzere metal
telden mamül, çoğunlukla predatör(yırtıcı) veya dişli avların
takımlarında beden veya köstek olarak kullanılırlar,bazı koşullarda
makaralarda olta ipi yerine kullanılan tipleride vardır.Bunlarda mono
ve multi-sarım tekniklerinde imal edilip,kaplama ile takviye
edilmişlerdir.Titanyum gibi çok üstün teknolojiye sahip ürünlerden
örnekleri mevcut oluğu gibi düğüm tutanlarıda vardır.
Balıkçılık teknolojisindeki gelişmeler günümüzde özelliği
olan birçok misina türlerinide ortaya çıkarmıştır.Bunlar çekerleri
yüksek,ince yapılı,renkli,yüzer,batar,yüzer-batar,görünürlük oranı
düşük,su tutması,ultraviyole ışığa dayanıklı,kamufile olan,ortamına
göre bukalemun gibi renk değiştiren,düğüm tutma yeteneği fazla
olan,esneme yeteneği az olan....vs.
Bir çok yanlış bilgi gibi misinaların küvvvet değerlerinin
test edilmesi liflerin mukavemeti ile ölçülmez,su içinde düğüm
tutabilme özelliği ön planda tutularak verilir(kırılma/çözülme de en
zayıf yerler bu düğüm noktalarıdır).Dikkat edilirse ciddi üreticiler
sattıkları mamüllerinin açıklamalarında tavsiye düğüm örneklerinide
gösterirler.
Misina satın alırken aşağıdaki faktörler göz önünde tutulur:
1-Çektiği ağırlık ve çapı,2-Islak düğüm tutma
kuvveti,3-Darbe emme(kuvvet bindirme anında esneme
kabiliyeti),4-Hafıza-Esneklik [Memory(Gam yapma):Özellikle naylon
misinalarda sarımda veya fırlatma esnasındaki gerilimde elastiki
yapısından dolayı o an için bir form bozukluğu olur.Hal böyle olunca
normal konumuna geldiğinde tekrar eski haline dönebilme olayıdır(kendi
orjinal şeklini hatırlamasıdır).Özellikle soğuk sularda kullanılacak
takımlarda problem yaratan faktör için dikkat edilmesi gereken
değerdir.],5-Ultraviyole(güneş)ışığından etkilenmeme,6-Misinanın bir
bobindeki değişkenliği,7-Aşınma
dayanıklılığı,8-Rengi,9-Yeterliliği,10-Fiyatı.
Bakımı:Her takımda olduğu gibi temiz tatlı su altında
yıkanmalı,güneşe ve ısıya karşı korunmalıdır.Teknik özelliği
olanlarda,imalatcı fimanın önerdiği bakım metodunu yapmak.
Yazı:Nasuhi ALBULAK
Kurşun-çinko karışımdan yapılmış yemi ileri doğru atıp dibe
inmesini sağlayan ağırlıklardır. 10 gr.dan 60 gr. hatta 100 gr.kadar
tatlı su avcılığında kullanılırlar. Dipteki ağaç yada taş aralarına
sıkışmaması için genellikle füze yada çubuk şeklinde kurşun ağırlık
kullanılır. yüzeyler pürüzsüz düzgün olmalıdır.
 |
Kıstırma: Daha çok
mantarlı oltalarda yemi uzağa atmak için, iğneyle mantar arasına, beden
üzerine konulur. Yuvarlak yada düz çubuk halindedirler. 3 gr. dan
başlayıp 10-15 gr kadar olanları vardır. deniz avcığında daha ağır
kıstırma kurşunlar kulanılır. Misina sıkıştırmak için kurşunun üzerinde
boydan boya yarık vardır bu yarığa misina sıkıştırılır.
Piyasada özelikle tatlısu balıkçılığında kullanmak için
hazırlanmış, kutularda satılan hazır kurşunlar mevcuttur. |
Balıklar yakalandıktan sonra kıyıya yada kayığa kadar fazla
reaksiyon vermeden suyun içinde gelirler, ancak kıyıda toprakla temas
ettiklerinde kurtulmak için çırpınırlar, yada suyun içinden havaya
doğru çıkarmak istediğiniz balık birazda ağırsa misina balığı çekmez
kopar ve balık kaçar. Özellikle Turna balığı biraz boşluk verdiğinizde
yemi hemen ağzından kusar. Buda genellikle kayığın yanına
getirdiğinizde olur.
Bütün bu olumsuzlukları yaşamamak için, açılıp
uzayabilen tercihen ağ gözleri, büyük kalın misinadan yapılmış
aliminyum kepçe çok işe yarar.
Yakaladığınız balıklar saklayabileceğiniz fazla ağır olmayan
katlanabilir, telden yapılmış hafif gereçlerdir.
Suda, livarda duran balıkları canlı tutup, balıktan dönene
kadar rahatça korursunuz.
İlk yakaladığınız balıklardan daha ağır bir balık
! yakalarsanız diğerlerini canlı canlı suya salıverirsiniz.
Böylelikle sirkülerede uymuş olursunuz. :)
Doğal yemler Denizler ve tatlı sular için farklılık
gösterir. Özellikle canlı yemlerin kullanımları Tuzlusu Tatlı su
nedeniyle çok önemlidir.
Örneğin tatlı suda çok işinize yarayan solucanları Deniz
avında kullanmazsınız.
 |
Tatlı sularda doğal yemler: Küçük balık,kurbağa, suda yaşayan
böcekler,çekirge,solucan gibi canlı hayvanlar, alabalık yumurtası,
haşlanmış mısır, buğday, yarma gibi tahıllar, ayçiçeği posasından elde
edilmiş küspe, ekmek içi yada hamurdur. |
 |
Denizler için doğal yemler: Küçük balıklar,karides,midye,garos(balıkların
iç organı),sahilde kumsal alanı kazarak elde edilen kurtcuklar ve Kefal
avı için ekmek ideal yemdir.
eti beyaz olan balıkların filetosu çıkartılarak
elde edilen yemlerle denizlerde birçok balık tutulur. Filetosu
çıkartılarak elde edilen bu yemlere "AKYEM" denir. |
Başa dön
|